6 Şubat 2023 depremlerinin ardından bölgenin ekonomik ve sosyal kalkınmasına katkı sağlamak amacıyla harekete geçen ASELSAN, Malatya, Gaziantep ve Adıyaman’ı kritik savunma teknolojilerinin üretim merkezlerine dönüştürmeye hazırlanıyor. Şirketin Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı koordinasyonunda yürüttüğü yatırımlar, hem yüksek katma değerli üretimi bölgeye taşımayı hem de depremden etkilenen illerde kalıcı istihdam oluşturmayı amaçlıyor.
Bu kapsamda Malatya’da kurulan ASELSAN tesisinde halihazırda savunma sistemlerinin bakım, onarım ve test faaliyetleri yürütülürken, üretim kapasitesinin artırılması için yeni bir adım atıldı. Yetkililer, tesisin yalnızca teknik destek merkezi olarak kalmayacağını vurgulayarak, “Milli ve yerli ASELSAN sistemlerine ait elektronik kart takımlarının üretimi ve test edilmesi için kart dizgi hattı kuruyoruz. Yüksek hassasiyet gerektiren özel elektronik kartların üretimiyle Malatya’yı savunma sanayisinde stratejik bir üretim üssüne dönüştürmeyi hedefliyoruz,” ifadelerini kullandı.
Gaziantep’te ise ASELSAN ile Gaziantep Sanayi Odası işbirliğiyle hayata geçirilecek Kayar Bilezik Fabrikası için ortaklık sözleşmesi 24 Aralık 2025’te imzalandı. Yüzde 51’i ASELSAN’a ait olacak yeni şirketin, hava savunma sistemlerinden zırhlı araçlara, radar ve optik sistemlere kadar birçok alanda kritik öneme sahip elektromekanik bileşenler üreteceği bildirildi. Projeye ilişkin değerlendirmede, “Bu yatırımla yüksek adetli üretim kabiliyeti oluşturacak, tedarik sürekliliğini güçlendirecek ve kritik bileşenlerde dışa bağımlılığı daha da azaltacağız,” denildi.
Adıyaman’da ise ASELSAN’ın da aralarında bulunduğu Türk Silahlı Kuvvetleri Güçlendirme Vakfı şirketlerinin çoğunluk hissesiyle Adıyaman Kablo ve Konnektör AŞ kuruldu. Yeni şirketle havacılık ve askeri standartlara uygun kablo, konnektör ve kablo takımı sistemlerinin yerli ve milli imkanlarla tasarlanması, üretilmesi ve ihracata konu edilmesi hedefleniyor. Projenin temel amacının, “deprem sonrası Adıyaman’ın katma değerli sanayi yatırımlarıyla yeniden ayağa kaldırılması ve küresel ölçekte rekabet edebilen bir tedarikçi yapısının oluşturulması” olduğu vurgulandı.


