Bakan Bayraktar: 2028'de 17 milyon hanenin doğal gaz ihtiyacını kendi gazımızla karşılayacağız

0
Bakan Bayraktar: 2028'de 17 milyon hanenin doğal gaz ihtiyacını kendi gazımızla karşılayacağız
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Irak ile imzalanan enerji anlaşmalarından Karadeniz'deki doğal gaz üretimine, Gabar'daki petrol çalışmalarından yurt dışındaki enerji yatırımlarına kadar birçok başlıkta önemli açıklamalarda bulundu.

Türkiye'nin enerji arz güvenliğini güçlendirecek yeni projeleri anlatan Bayraktar, Sakarya Gaz Sahası'nda üretimin 2028 yılı itibarıyla 17 milyon hanenin doğal gaz ihtiyacını karşılayacak seviyeye ulaşacağını söyledi.

Irak ile son dönemde yoğun diplomasi yürütüldüğünü dile getiren Bayraktar, özellikle Kerkük petrollerine ilişkin anlaşmanın uzun yıllara dayanan hazırlık sürecinin sonucu olduğunu söyledi.

"Irak'la geçtiğimiz hafta hukuki zemine kavuşan çok önemli anlaşmalar imzaladık. Aslında bunun hazırlığı yaklaşık iki buçuk yıldır devam ediyordu. Kamuoyuna bugüne kadar açıklayamadık çünkü arkasında çok kapsamlı bir çalışma vardı. İmzalar atıldıktan sonra artık bunu paylaşma imkânı doğdu." ifadelerini kullanan Bayraktar, anlaşmanın enerji sektöründe yeni bir dönemin başlangıcı olduğunu vurguladı.

Dünyanın giderek daha kırılgan bir güvenlik ortamına sürüklendiğine işaret eden Bayraktar, enerji altyapılarının da çatışmaların doğrudan hedefi haline geldiğini söyledi.

"Rusya-Ukrayna savaşı devam ediyor. Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Akdeniz'de ve Karadeniz'de enerji altyapılarının hedef alındığını görüyoruz. Dünya artık sürekli krizlerin yaşandığı yeni bir döneme girdi. Böyle bir ortamda Irak'la geliştirdiğimiz enerji iş birlikleri çok daha büyük anlam taşıyor." diye konuştu.

Türkiye'nin temel hedefinin enerjide dışa bağımlılığı azaltmak olduğunu belirten Bayraktar, bu doğrultuda hem yurt içindeki kaynakların değerlendirildiğini hem de uluslararası enerji projelerinde daha etkin rol üstlenildiğini ifade etti.

"Yenilenebilir enerji, doğal gaz, petrol ve maden kaynaklarımızı en verimli şekilde ekonomiye kazandırmaya çalışıyoruz. Bunun yanında Türkiye'nin son yıllarda edindiği teknik bilgi ve tecrübeyi artık yurt dışındaki projelere taşıyoruz. Türkiye Petrolleri'ni yalnızca ülke içinde üretim yapan bir şirket olmaktan çıkarıp uluslararası ölçekte faaliyet gösteren güçlü bir enerji şirketine dönüştürmeyi hedefliyoruz." dedi.

Bayraktar, "Yaklaşık 100 yıldır uluslararası şirketlerin üretim yaptığı Kerkük sahalarında artık Türkiye Petrolleri de yer alacak. Burada Amerikalı ortaklarımızla birlikte çalışacağız. Yaklaşık 3 milyar varillik rezervden söz ediyoruz. Bu, bugünkü fiyatlarla yaklaşık 250 milyar dolarlık ekonomik büyüklüğe karşılık geliyor. Günlük üretimin ise ilerleyen süreçte 1 milyon 200 bin varile ulaşabilecek potansiyeli bulunuyor." değerlendirmesinde bulundu.

Irak ile enerji alanındaki iş birliğinin yalnızca petrol üretimiyle sınırlı olmadığını vurgulayan Bayraktar, yeni boru hattı projelerinin de gündemde olduğunu söyledi.

Silopi'den başlayarak Basra'ya kadar uzanacak yeni bir petrol boru hattı üzerinde çalışıldığını açıklayan Bayraktar, mevcut Irak-Türkiye Boru Hattı'nın kapasitesinin de artırılmasının hedeflendiğini belirtti.

"Bugün mevcut hattımız günlük 1,5 milyon varil taşıma kapasitesine sahip. Biz bunun ilerleyen dönemde 2 ila 2,5 milyon varile çıkarılabileceğini düşünüyoruz. Hatta yalnızca Irak'ın değil, Körfez ülkelerinin de petrolünü Türkiye üzerinden dünya piyasalarına ulaştırabilecek alternatif bir güzergâh oluşturmayı hedefliyoruz." dedi.

Hürmüz Boğazı'nda yaşanan gelişmelerin alternatif enerji koridorlarının önemini artırdığına dikkat çeken Bayraktar, Türkiye'nin bu süreçte güvenli bir enerji geçiş ülkesi olabileceğini ifade etti.

"Bugün Hürmüz'den günlük yaklaşık 20 milyon varil petrol geçiyor. Bölgede yaşanabilecek herhangi bir kriz bütün dünyayı etkileyebilir. Bu nedenle alternatif güzergâhlar artık bir tercih değil, zorunluluk haline geldi. Türkiye'nin sahip olduğu altyapı ve coğrafi konumu bu noktada büyük avantaj sağlıyor."

Irak ile geliştirilen projelerin yalnızca enerji taşımacılığıyla sınırlı kalmayacağını belirten Bayraktar, Ceyhan'da kurulması planlanan depolama, rafineri ve petrokimya yatırımlarının da gündemde olduğunu söyledi:

"Irak'tan gelecek petrolü Ceyhan'da depolayabilir, rafinerilerimizde işleyebilir ve petrokimya yatırımlarıyla katma değer oluşturabiliriz. Aynı zamanda bu projelerden elde edilecek gelirlerin Kalkınma Yolu Projesi'nin finansmanında değerlendirilmesi de planlanıyor. Dolayısıyla birbirini tamamlayan çok yönlü projeler üzerinde çalışıyoruz."

Irak ile yürütülen temaslarda yalnızca petrol taşımacılığının değil, Türkiye'nin enerji ihtiyacına yönelik yeni iş birliklerinin de ele alındığını belirten Bayraktar, Ankara'da gerçekleştirilen görüşmelerde Irak'ın Türkiye'nin ham petrol ihtiyacını karşılamaya hazır olduğunu dile getirdiğini söyledi.

Bakan Bayraktar, "Türkiye'nin günlük yaklaşık 1 milyon varil ham petrole ihtiyacı var. Irak tarafı bu ihtiyacın tamamını karşılayabilecek üretim kapasitesine sahip olduğunu ve bu konuda istekli olduklarını ifade etti. Sayın Cumhurbaşkanımız da bu teklife olumlu yaklaştı. Böylece komşumuz Irak'tan uzun vadeli ve güvenli petrol tedariki konusunda yeni bir süreç başlamış oldu." dedi.

Bayraktar, Irak ile yürütülen görüşmelerde enerji başlığının yalnızca petrolden ibaret olmadığını, elektrikten doğal gaza kadar birçok alanda ortak projelerin gündeme geldiğini belirtti.

"Irak'ın ciddi bir elektrik altyapısı ihtiyacı bulunuyor. Türkiye olarak kısa, orta ve uzun vadede uygulanabilecek çözüm önerilerimizi kendilerine sunduk. Halihazırda Irak'a elektrik ihracatı yapıyoruz. Bunun artırılması yönünde de talepleri var. Önümüzdeki dönemde enerji alanındaki ilişkilerimizin çok daha güçlü bir noktaya ulaşacağını öngörüyoruz." ifadelerini kullandı.

İki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin enerji yatırımlarıyla birlikte daha da büyüyeceğini vurgulayan Bayraktar, mevcut ticaret hacminin kısa sürede iki katına çıkabileceğini söyledi.

"Bugün Irak ile yaklaşık 17 milyar dolarlık ticaret hacmine sahibiz. Hayata geçirilecek enerji projeleriyle bu rakamın 30 ila 35 milyar dolar seviyesine ulaşabilecek önemli bir potansiyeli var." diye konuştu.

Doğal gazda yeni hedef: Körfez gazını Türkiye üzerinden Avrupa'ya taşımak

Irak ile doğal gaz alanında da kapsamlı projeler üzerinde çalışıldığını belirten Bayraktar, ilk etapta Türkiye'nin mevcut altyapısı kullanılarak Irak'ın doğal gaz ihtiyacının karşılanmasının değerlendirildiğini söyledi:

"Irak'taki doğal gaz santrallerinin çalışabilmesi için gaz arzına ihtiyaç var. İlk aşamada Türkiye'nin altyapısını kullanarak bu ihtiyacın bir bölümünü karşılamayı planlıyoruz." dedi.

Uzun vadeli hedefin ise Körfez gazını Türkiye üzerinden Avrupa pazarına ulaştıracak yeni bir enerji koridoru oluşturmak olduğunu ifade eden Bayraktar, petrol boru hattıyla birlikte doğal gaz hattının da inşa edilmesinin planlandığını anlattı.

"Basra'ya kadar uzatmayı planladığımız petrol hattının yanına doğal gaz boru hattı da kurmayı hedefliyoruz. Böylece ilerleyen dönemde Katar başta olmak üzere Körfez ülkelerinde üretilecek doğal gazın Irak üzerinden Türkiye'ye, buradan da Avrupa'ya ulaştırılması mümkün olabilecek." değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'nin sahip olduğu altyapının bu hedefe ulaşılmasında önemli avantaj sağladığını belirten Bayraktar, ülkenin son yıllarda enerji iletim ve depolama kapasitesini önemli ölçüde artırdığını söyledi.

"Türkiye bugün 20 bin kilometrenin üzerinde yüksek basınçlı doğal gaz iletim hattına sahip. Bunun yanında şehirlerimizde vatandaşlarımızın kullanımına hizmet veren yaklaşık 220 bin kilometrelik doğal gaz dağıtım ağı bulunuyor. Gazlaştırma ve depolama tesislerimiz de bu altyapıyı tamamlıyor. Bu güçlü sistem sayesinde Türkiye yalnızca kendi ihtiyacını karşılayan değil, bölgesel enerji akışını yöneten bir ülke haline geliyor." ifadelerini kullandı.

Ceyhan'ın enerji üssü olması hedefleniyor

Doğu Akdeniz ve Orta Doğu'dan taşınacak enerji kaynaklarında Ceyhan'ın stratejik öneminin giderek arttığını belirten Bayraktar, mevcut projelerin tamamlanmasıyla bölgenin uluslararası enerji ticaretinin merkezlerinden biri olacağını söyledi.

"Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru Hattı üzerinden bugün günlük ortalama 550 ila 600 bin varil petrol Ceyhan'a ulaşıyor. Irak-Türkiye Boru Hattı'nın kapasitesini artırdığımızda bu miktar çok daha yüksek seviyelere çıkacak. Buraya gelecek petrolün bir kısmı dünya piyasalarına gönderilirken, bir kısmı da Türkiye'deki rafineriler ve petrokimya tesisleri için hammadde olacak." dedi.

Yurt dışındaki arama faaliyetleri genişliyor

Türkiye'nin son yıllarda enerji aramacılığında önemli bir dönüşüm yaşadığını belirten Bayraktar, 2016 yılında uygulamaya alınan Milli Enerji ve Maden Politikası'nın meyvelerini vermeye başladığını söyledi.

"Kendi sondaj gemileriyle denizlerde arama yapan, kendi ekipmanını kullanan bir ülke olmayı hedefledik. Bugün geldiğimiz noktada bunun sonuçlarını görüyoruz. 2020 yılında Sakarya Gaz Sahası'nı keşfettik, 2021'de Gabar'da önemli petrol rezervlerine ulaştık. Bu başarılar bize hem teknik kabiliyet hem de özgüven kazandırdı."

Türkiye Petrolleri'nin artık yalnızca yurt içinde değil, farklı coğrafyalarda da aktif rol üstlendiğini belirten Bayraktar, uluslararası enerji şirketleriyle yapılan iş birliklerinin somut yatırımlara dönüştüğünü söyledi.

"Somali'den Irak'a, Bulgaristan'dan Pakistan'a kadar birçok ülkede faaliyet yürütüyoruz. BP ile yaptığımız anlaşma Kerkük projesine dönüştü. Chevron, Shell, Exxon ve Total gibi dünyanın önde gelen enerji şirketleriyle kurduğumuz iş birlikleri de yeni projelerle hayata geçmeye devam edecek."

Türkiye'nin enerji diplomasisi kapsamında birçok ülkede yeni arama ve üretim faaliyetleri yürüttüğünü belirten Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Afrika'dan Orta Asya'ya uzanan geniş bir coğrafyada yeni projelerin hayata geçirildiğini söyledi.

Libya, Pakistan, Bulgaristan, Azerbaycan, Kazakistan ve çeşitli Afrika ülkelerinde yeni ortaklıklar kurduklarını ifade eden Bayraktar, yakın dönemde yeni anlaşmaların da kamuoyuyla paylaşılacağını belirtti.

"Afrika'da Gine-Bissau, Angola ve Liberya'da çalışmalarımız sürüyor. Libya'da hem denizde hem karada faaliyet gösteriyoruz. Bunun dışında Kazakistan, Azerbaycan ve Pakistan'da projelerimiz devam ediyor. Yakın zamanda Bangladeş'te de deniz sahalarına yönelik yeni bir süreci başlatacağız. Türkiye Petrolleri artık dünyanın farklı bölgelerinde aktif rol alan uluslararası bir enerji şirketi konumuna geliyor." dedi.

Somali'deki sondaj çalışmaları sürüyor

Somali açıklarında yürütülen derin deniz sondajına ilişkin de bilgi veren Bayraktar, operasyonun teknik açıdan oldukça zorlu şartlarda devam ettiğini söyledi.

"Çağrı Bey sondaj gemimiz Somali'de çalışmalarını sürdürüyor. Yaklaşık 3 bin 450 metre su derinliğinde faaliyet yürütüyoruz. Deniz tabanının ardından 500-600 metre daha ilerlemiş durumdayız. Toplam sondaj derinliği 7 bin metreye kadar ulaşabilir. Önümüzdeki haftalarda elde edeceğimiz veriler çalışmanın seyri açısından belirleyici olacak." ifadelerini kullandı.

Karadeniz'de edinilen tecrübenin yurt dışındaki projelere de önemli katkı sağladığını vurgulayan Bayraktar, Türk mühendislerinin bugün dünyanın en zorlu deniz operasyonlarını başarıyla yürütebildiğini söyledi.

"Karadeniz'de onlarca kuyu açtık. Bu süreç bize çok önemli bir deneyim kazandırdı. Bugün dünyanın farklı bölgelerinde yürüttüğümüz sondaj faaliyetlerinde de bu bilgi birikimini kullanıyoruz." diye konuştu.

"Sakarya Gaz Sahası bizim göz bebeğimiz"

Karadeniz'deki Sakarya Gaz Sahası'nın Türkiye'nin enerji bağımsızlığı açısından en stratejik projelerden biri olduğunu belirten Bayraktar, üretimin planlanan takvim doğrultusunda devam ettiğini ifade etti.

Projede görev alan Türk mühendislerinin başarısına dikkat çeken Bayraktar, Türkiye'nin son yıllarda enerji teknolojilerinde önemli bir yetkinlik kazandığını söyledi.

"Bu projelerde kendi mühendislerimizin görev alması bize büyük bir özgüven kazandırdı. Petrol mühendislerimiz ve jeologlarımız artık dünyanın en zorlu operasyonlarını başarıyla gerçekleştirebiliyor. Geçmişte yabancı şirketlerin desteğine ihtiyaç duyarken bugün kendi imkânlarımızla bu çalışmaları yürütebilecek seviyeye ulaştık." dedi.

Sakarya Gaz Sahası'nın Türkiye'nin doğal gaz arzında her geçen yıl daha fazla pay alacağını belirten Bayraktar, üretimin aşamalı olarak artırıldığını ifade etti.

"Bugün itibarıyla yaklaşık 4 milyon hanenin doğal gaz ihtiyacını Sakarya Gaz Sahası'ndan karşılıyoruz. İkinci faz tamamlandığında bu sayı 8 milyon haneye ulaşacak. Faz 2'nin takvimi net. 2026 sonunda günlük üretimimizi 20 milyon metreküpe çıkaracağız." diye konuştu.

Teknik verilerin vatandaşlar açısından daha anlaşılır hale getirilmesi gerektiğini belirten Bayraktar, hedefin milyonlarca hanenin doğal gaz ihtiyacını yerli kaynaklarla karşılamak olduğunu söyledi.

"Metreküp ya da varil üzerinden konuşuyoruz ama vatandaşımız açısından bunun anlamı şu; 2026 sonunda Türkiye'deki 8 milyon evin doğal gaz ihtiyacı kendi gaz sahamızdan karşılanacak. 2028'e geldiğimizde ise günlük üretimimiz 40-45 milyon metreküpe ulaşacak ve yaklaşık 17 milyon hanenin doğal gaz ihtiyacını kendi gazımızla kendi sahamızdan karşılar hale geleceğiz." ifadelerini kullandı.

Yorum Yazın