Bakan Çiftçi: FETÖ tehdidi sona ermedi, mücadelemiz kararlılıkla sürüyor

0
Bakan Çiftçi: FETÖ tehdidi sona ermedi, mücadelemiz kararlılıkla sürüyor
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişiminin 10. yılında yaptığı değerlendirmede, örgütün yöntem değiştirerek faaliyetlerini sürdürdüğünü belirtti. Çiftçi, 2016'dan bu yana FETÖ'ye yönelik 72 bin 765 operasyon düzenlendiğini, mücadelenin hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde kesintisiz devam ettiğini söyledi.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, FETÖ'nün 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin 10. yılı dolayısıyla Anadolu Ajansı'na değerlendirmelerde bulundu. 15 Temmuz'un Türkiye'nin yakın tarihinde bir dönüm noktası olduğunu belirten Çiftçi, milletin o gece milli iradeye sahip çıkarak darbe girişimini engellediğini ifade etti.

15 Temmuz'un yalnızca bir darbe teşebbüsü değil, devletin içine sızmış bir terör örgütünün milli egemenliği hedef alan girişimi olduğunu vurgulayan Çiftçi, milletin tanklara ve silahlara karşı gösterdiği direnişin demokrasi tarihine geçtiğini söyledi. O gece camilerden yükselen selaların da milleti ortak bir mücadele ruhunda buluşturduğunu dile getirdi.

Çiftçi, "10. yılında görüyoruz ki 15 Temmuz yalnızca bir gecenin, yalnızca bir kalkışmanın adı değildir. Türk milletinin tarih boyunca verdiği bağımsızlık mücadelesinin son halkalarından biridir. Bu yönüyle 15 Temmuz'u doğru okumak, sadece geçmişi anlamak bakımından değil, geleceği korumak bakımından da milli bir mecburiyettir." değerlendirmesinde bulundu.

Bakan Çiftçi, milletin hafızasında darbelerin ve vesayet girişimlerinin derin izleri olduğunu ifade ederek, "27 Mayıs, millet iradesini darağacına mahkum etmiş, merhum Başbakan Adnan Menderes ve arkadaşlarına yönelen bu darbe, siyasal tarihimizde silinmesi mümkün olmayan bir yara açmıştır. 12 Eylül, siyaseti, hukuku, aileleri ve gençliği ağır biçimde yaralayan bir dönem olmuştur. 28 Şubat ise inanç ve vicdan hürriyetini hedef alan karanlık bir vesayet sürecidir, başörtülü genç kızlarımız eğitim haklarından mahrum bırakılmış, imam hatiplere getirilen katsayı uygulamasıyla milyonlarca gencimizin geleceği sınırlandırılmak istenmiştir." diye konuştu.

Çiftçi, şöyle devam etti:

"FETÖ, dinimizi ve mukaddes değerlerimizi istismar ederek, aziz milletimizin temiz duygularını sömürerek, devletin imkanlarını kullanarak kadrolaşmış, nihayet fırsat bulduğunu düşündüğü anda silahını millete doğrultmuştur. Türk askerinin şerefli üniformasını gasbetmiş, Türk polisinin makamını istismar etmiş, Türk yargısının kürsülerini kirletmiştir. Dolayısıyla, 15 Temmuz, klasik bir iktidar değişikliği arayışı değildir. O, bünyemize yuvalanmış bir terör örgütünün milletin egemenliğini gasbetme girişimidir. FETÖ ise bu karanlık hesabın taşeronu, sahaya sürülmüş kirli bir maşasıdır."

Çiftçi, 15 Temmuz gecesi sadece meydanların değil, vatanın dört bir yanının direnişin adresi olduğunu söyledi.

Güvenlik kurumlarının hedef alınmasının ve vatandaşların üzerine ateş edilmesinin, bu ihanetin hangi boyutta tehdit oluşturduğunu gösterdiğini anlatan Çiftçi, buna rağmen tankların önüne bedenlerini siper eden ve çıplak elleriyle silahlara karşı koyan kahramanların, millet iradesinin hiçbir güç karşısında boyun eğmeyeceğini bütün dünyaya gösterdiğini vurguladı.

Çiftçi şöyle devam etti:

"O gece okunan selalar millete sadece bir tehlikeyi haber vermemiş, aynı zamanda tarihi bir sorumluluğu hatırlatmıştır, vatanın, ezanın, bayrağın ve devletin birbirinden ayrı düşünülemeyecek kadar güçlü bir anlam bütünlüğü taşıdığını yeniden hissettirmiştir.

Tankların önüne yürümek, kurşunların karşısında geri çekilmemek, bombaların gölgesinde meydanları terk etmemek ancak ahlaki bir kaynaktan beslenen cesaretle mümkündür. Bu cesaretin kaynağı imandır, vatanı mukaddes bilen anlayıştır, şehadeti en yüce makam gören irfandır. 15 Temmuz'un en önemli sonuçlarından biri de millet ile devlet arasındaki kadim bağın çok güçlü biçimde yeniden görünür olmasıdır. FETÖ, devlet kurumlarını ele geçirip millet iradesini teslim alma hesabı yaparken, milletimiz devletine sahip çıkmış, güvenlik güçlerimiz meşru otoriteye sadakatle görev yapmış, millet ile devlet aynı istikamette kenetlenmiştir

Mensuplar arasındaki irtibat asgariye indirilmiş, kimliğini gizleyen unsurlar aracılığıyla mevcut taban korunmaya çalışılmıştır. Örgütün elebaşı Fetullah Gülen'in ölümünün ardından, örgütün en üst karar organı olan ve çoğunluğu Amerika ile Avrupa'da yaşayan 12 kişilik 'İcra Heyeti' isimli oluşum yönetimde tek söz sahibi haline gelmiştir. Bununla birlikte örgütün tamamen etkisiz hale geldiğini söylemek mümkün değildir. Mensuplar arasındaki dayanışmayı sürdürme girişimleri, yurt dışı yapılanmalarla irtibat çabaları ve gizli faaliyet yürüttüğü değerlendirilen unsurlar ilgili birimlerce yakından takip edilmektedir. Bugün örgüt, açık eylemden çok algı oluşturma, propaganda ve uygun şartların oluşması halinde yeniden yapılanma arayışındadır.

İlgili birimlerimiz, örgütün yönetici kadrolarındaki, Türkiye içindeki ve dışındaki unsurların yeniden yapılanma gayretlerini büyük bir titizlikle takip etmektedir. Bu konuda asla rehavete kapılmadan, her türlü istihbari veri dikkatle değerlendirilmektedir. Nitekim, önceki gün 968 kişiyi kapsayan operasyonlarımız kararlı takip ve mücadelemizin göstergesidir.

2016'dan 10 Temmuz 2026'ya kadar geçen dönemde toplam 72 bin 765 operasyon gerçekleştirilmiş; ulusal güvenliğe yönelik suçlardan 195 bin 803 şüpheli hakkında işlem yapılmış, 34 bin 164 kişi tutuklanmıştır. Rakamların yıllara göre seyri, mücadelenin mahiyetindeki değişimi de gözler önüne sermektedir. Darbe girişiminin yaşandığı 2016'da 4 bin 170 operasyon gerçekleştirilmiş, örgütün açık yapılarının büyük ölçüde ortaya çıkarıldığı 2017 ve 2018'de bu sayı zirveye ulaşarak sırasıyla 13 bin 571 ve 13 bin 895 olmuştur.

İlerleyen yıllarda örgütün açık yapılanması büyük ölçüde çökertildikçe operasyon sayıları kademeli olarak azalmış; 2019'da 11 binin üzerinde, 2020'de 9 bin 120, 2021'de 7 bin 569, 2022'de 5 bin 213 olarak kaydedilmiştir. 2023'ten itibaren istihbarata dayalı ve hedefli operasyonlara ağırlık verilmesiyle rakamlar 2023'te 3 bin 249, 2024'te 2 bin 660, 2025'te 1712 seviyesine gerilemiş; 2026'nın ilk 6 ayında ise 604 operasyon yürütülmüştür."

Yorum Yazın