25 yıl önce Recep Tayyip Erdoğan'la yola çıkanlar arasında başı çekenlerin çoğunluğu şimdi başka yerlerde. Başkan Erdoğan'ın birkaç yıl önce bir mitingde sesi titreyerek söylediği "Kimler kimlerle beraber" sözü bu zevat içindi. Bu zevat, 25. yıla dair hazırlanan yayınlarda kendilerinden bahsedilmemesine kırılmışlar. Liderini yalnız bırakmakla kalmayıp arkasından kuyusunu kazananlardan niye bahsedilsin? Aslında bahsedilebilirdi, nasıl mı? Nasılına gelmeden önce Başkan Erdoğan'ın 25 yıl kutlamasında yaptığı konuşmadaki şu bölümü iktibas edeceğim:
"Kardeşlerim elbette bu 25 yıl boyunca dikensiz bir gül bahçesinde yürümedik, bizi yolumuzdan çevirmek için her yolu denediler, darbe senaryoları yazdılar, muhtıra vermeye kalkıştılar, partimizi kapatmaya kalktılar, Danıştay'da, Gezi'de terör eylemleriyle provokasyonlar yaptılar. 17-25 Aralık'ta yargı darbesi yapmaya yönlendiler. 15 Temmuz'da haince silahlı darbe girişiminde bulundular. İçerideki aparatlarıyla, dışarıdaki ağababalarıyla üzerimize geldiler. Allah'a hamdolsun hepsini tek tek püskürttük. 25 yıl sonra işte buradayız, sapasağlam, milletin huzurundayız."
Evet, Başkan Erdoğan'ın özetin özeti şeklinde birkaç kelimeyle hatırlattığı hâdiseler bizzat Recep Tayyip Erdoğan'ın şahsını hedef alan eylemlerdi. Mesela Abdullah Gül, mesela Bülent Arınç hiçbir zaman hedefte olmadılar ama Başkan Erdoğan hep hedefteydi; Canına, ailesine kastedildi, neden? 25. yıla dair hazırlanan yayınlarda kendilerinden bahsedilmemesine kırılan zevatın bir cevabı var mıdır?..
Kendilerinden bahsedilmemesine kırılanlar yakınacaklarına aslında Başkan Erdoğan'ın engin vefa duygusuna dua etmeliler. Başkan Erdoğan 25. yıl yayınlarında nasıl yalnız bırakıldığını, "Kimler kimlerle beraber"i anlattırabilirdi.
Batıcı Gezi Ayaklanması'nda bâgîler meydanlarda Başkan Erdoğan için idam fermanları okurlarken bunlar çoktan teslim olmaya hazırdılar. Zaten bunların teslimiyetçi tavrı bâgîleri azdırmıştı.
Ya FETÖ konusunda Başkan Erdoğan'a yaptıkları. Ne zaman ki 15 Temmuz işgal teşebbüsünde FETÖ başarısız oldu da ondan sonra "Ben anlayamamış, bana ahmak diyebilirsiniz" söylemleriyle araziye uyum sağladılar. Oysaki FETÖ o gece başarılı olsaydı bunların neler söyleyeceğini çok iyi biliyorum: "Biz zaten Erdoğan'ı uyarmıştık, çok ileri gitti!"
Yerim sınırlı olduğu için fazla teferruata giremiyorum, kısa kısa geçiyorum. Cumhurbaşkanlığı seçiminde Erdoğan'ın karşısına mertçe çıkamayıp alttan alta, sinsice kulisler yapan Abdullah Gül'den de bahsedilebilirdi. Yanına da Ali Babacan'ı da ekleyerek. Babacan, Erdoğan'ın adaylığı için imza verirken Abdullah Gül'ün adaylığı için kulisler yaptığını kendisi söylemişti. Bu tavır arkadan hançer saplamak değil midir?
Başkan Erdoğan engelleri eze eze bugünlere geldi. "Kimler kimlerle beraber" oldu ama Erdoğan'ın yürüyüşünü durduramadılar. Erdoğan'ı yalnız bırakanların bugün gelinen noktada hak iddia etmeleri, en hafif tabirle yüzsüzlüktür.
Star, 17 Ağustos 2026.


