Başkan Erdoğan, NATO toplantısında konuştu: İsrail durdurulmadan kalıcı barış sağlanamaz!

0
Başkan Erdoğan, NATO toplantısında konuştu:  İsrail durdurulmadan kalıcı barış sağlanamaz!
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul'da “NATO Parlamento Başkanları Onuruna Verilen Öğle Yemeği Programı”nda konuştu. Erdoğan, “İşgal (İsrail’in) bitmeden bölgemizde kalıcı barış sağlanmaz” dedi.

Başkan Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

Eski kalıplar, eski ön kabuller bir bir yıkılırken yerlerini neyin alacağı neyin ikame edileceği henüz bilinmiyor. İstikrar yerine gerilimin düzen yerine kargaşanın arttığı öngörülebilirliğinin azaldığı, sabah neyle karşılaşılacağını kimsenin kestiremediği bir belirsizlik döneminin tam ortasındayız. Şu noktanın da altını özellikle çizmek istiyorum.

Başta Gazze ve Lübnan'da yaşananlar olmak üzere yakın dönemde şahit olduğumuz katliamlar insanlığın vicdanında derin yaralar açarken aynı zamanda uluslararası kurumların ve kuramların itibarını yere sermiştir.

Bu ortamda hem NATO'nun caydırıcılığını muhafaza etmesinin hem de müttefikler arasındaki dayanışmanın tahkiminin daha kritik hale geldiğine inanıyorum.

Mevcut jeopolitik denklem, NATO'nun üstlendiği rolün önemini artırmıştır. Türkiye olarak yeni dönemin ruhunu en iyi okuyan ülkelerden biriyiz.

Kriz bölgeleriyle 1800-2000 kilometreyi aşan kara sınırına sahip Türkiye güçlü ordusu modern askeri kabiliyetleri gelişmiş savunma sanayisiyle NATO'nun güvenliğine katkı sunan müttefiklerin başındadır.

NATO misyonlarında aktif görev alıyor, barış ve istikrarın korunmasına destek oluyoruz. Gerek bölgesel krizleri yönetmedeki müstesna becerimizi gerekse NATO bünyesindeki engin tecrübemizi müttefiklerimizle paylaşıyoruz.

Ankara zirvesi tecrübe paylaşımının en güçlü zemini olacaktır.

Sadece müttefikler arasında değil, dünya genelinde de Ankara zirvesine yönelik yoğun bir ilgi var

Parlamenterler olarak en temel insan haklarının başında gelen yaşama hakkını garanti altına almak gibi çalışıyoruz.

Çok önemli bir sorumluluğu üstleniyorsunuz. Halklarımızın bizden talebi gelecek nesillerin huzur, refah ve barış içinde yaşanması sağlayacak koşulların oluşturulmasıdır.

Zirveden temel beklentimiz, müttefiklerin milli güvenlik hassasiyetlerini gözeten ittifak dayanışmasını ve birlik ruhunu güçlendiren neticelerin elde edilmesidir.

Uzun yıllar terörle başarıyla mücadele edilmiştir. Ve şimdi terörü tamamen sona erdirmenin çalışmasını yürüten bir ülkenin lideri olarak şunu da ifade etmek isterim. Kendilerine bu alanda ittifaktan beklentimiz çoktur.

Karşı karşıya bulunduğumuz sınamalarla mücadele etmek istiyorsak müttefikler arasında külfet paylaşımını dengeli ve adil şekilde yaparken savunma sanayi ticareti önündeki engelleri de kaldırmamız gerekiyor.

Her iki ana başlıkta da evvelki zirvelerde aldığımız karar ların uygulanması bu bakımdan çok ama çok mühimdir.

"İLK 5 MÜTTEFİK ARASINDA YER ALIYORUZ"

NATO misyon ve hareketlerine en fazla katkı sağlayan ilk 5 müttefik arasında yer alıyoruz. Ancak bu katkılarımıza rağmen Türkiye'nin Avrupa güvenliğine sağladığı vazgeçilmezse faydaların bazı durumlarda göz ardı edildiği de bir vakadır.

İttifakın Avrupa sütununun gelişiminde söz sahibi ülkelerden biri olarak kıtadaki tüm savunma ve güvenlik girişimlerine dahil olma iradesine sahibiz.

Avrupa Birliği tarafından açıklanan savunma ve güvenlik girişimlerine Türkiye'nin dahil edilmesi konusunda siz parlamenterlerin yakın ilgiyle ve desteğini bekliyoruz.

Türkiye'nin savunma alanında sahip olduğu kapasiteyi dar siyasi çıkarlar nedeniyle dışlamanın Kimseye faydası yoktur.

Bu noktada ittifak çapında Teksas'tan Ankara'ya uzanan amasız fakatsız bir güvenlik ve savunma ağı oluşturmalıyız.

Ankara zirvemizin bir diğer ayırt edici özelliği savunma sanayi iş birliğine yapacağı vurgudur.

Müttefiklerimiz ve misafirlerimiz Türkiye'nin savunma sanayi alanında kısa sürede kat ettiği önemli mesafeyi görmüyoruz.

"İŞGAL BİTMEDEN BÖLGEMİZDE KALICI BARIŞ SAĞLANAMAZ"

Ayrıca NATO'nun güvenliğe 360 derece yaklaşımı uyarınca Ukrayna, İran, Körfez ve Filistin başta olmak üzere küresel ve bölgesel gelişmeleriyle değerlendireceğiz.

Bu noktada Amerika Birleşik Devletleri'yle İran arasında ateşkesin kalıcı bir çözümle neticelendirilmesi için Pakistan ve Katar'ın yanı sıra dost ve kardeş ülkelerle birliklerinden gereken katkıları vermeyi sürdüreceğiz.

Bölgemize ve dünyaya rahat bir nefes aldıran mutabakatı baltalamayı amaçlayan özellikle Lübnan'ı hedef alan saldırıları yakından takip ediyoruz.

Orta Doğu'daki gerilimlerin temelinde Filistin meselesi yatmaktadır. İşgal bitmeden bölgemizde kalıcı barış sağlanamaz.

Bir Filistin devleti mutlaka kurulmalıdır. Bu süreçte siz parlamenterlere de önemli görevler düşmektedir.

Burada şuna da dikkatinizi çekmek isterim. Türkiye gerek tarihiyle, gerek toplumsal yapısıyla, gerek yol stratejik konumuyla Avrupa'dan Asya'ya ve Balkanlar'dan Afrika'ya uzanan geniş coğrafyayla aynı anda iletişim sağlama tecrübesine sahip.

 

Yorum Yazın