Bakan Bayraktar, Sıfır Atık Vakfı ev sahipliğinde düzenlenen sohbet programında Türkiye’nin enerji politikaları, küresel enerji piyasaları ve bölgesel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Türkiye’nin enerji alanında üç temel meseleyle karşı karşıya olduğunu belirten Bayraktar, bunların artan enerji talebi, enerji ithalatı ve 2053 net sıfır emisyon hedefi olduğunu ifade etti. Bayraktar, bu üç başlık için en önemli çözümün enerji verimliliği olduğunu söyledi.
Küresel enerji şirketleriyle iş birlikleri
Bayraktar, Türkiye’nin uluslararası enerji şirketleriyle son dönemde önemli anlaşmalar yaptığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Offshore’da son birkaç aydır ExxonMobil, Chevron, BP, Shell ve TotalEnergies ile iş birliği anlaşmaları imzaladık. BP ile yine bayağı şaşıracağınız bir anlaşma üzerinde çalışıyoruz. İmza atılma aşamasına geldik.”
Suriye’de petrol ve maden çalışmaları
Bayraktar, Türkiye’nin bölgesel enerji faaliyetlerine de değinerek Suriye’de petrol ve madencilik alanında ortak çalışmalar yürütüldüğünü açıkladı.
“Suriye’de hem maden hem de petrol tarafında ortak çalışmalarımız var. Kuzeydoğu Suriye’de bazı sahalarla ilgilendiğimizi kendilerine ifade ettik.”
Türkiye’nin yeni enerji mimarisi
Türkiye’nin enerji stratejisinde elektrikleşmenin merkezde olduğunu söyleyen Bayraktar, ulaşım ve sanayide elektrik kullanımının hızla artacağını belirtti. 2035’e kadar 6-8 milyon elektrikli araç hedeflendiğini ifade eden Bayraktar, yenilenebilir enerji, enerji verimliliği ve iletim altyapısına büyük yatırımlar yapılacağını söyledi.
Bölgesel enerji hatları planı
Bakan Bayraktar, Türkiye’nin enerji merkezi olma hedefi doğrultusunda bölgesel bağlantı projelerine de dikkat çekti. Bu kapsamda:
- Irak petrolünün Türkiye üzerinden dünya piyasalarına taşınması
- Katar gazının Türkiye ve Avrupa’ya ulaştırılması
- Türkmenistan gazının Hazar geçişli hatla Türkiye’ye getirilmesi
- Suudi Arabistan-Ürdün-Suriye üzerinden elektrik iletim hattı kurulması
gibi projelerin gündemde olduğunu söyledi.
Doğu Akdeniz ve Karadeniz
Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de aramalardan vazgeçmediğini vurgulayan Bayraktar, mevcut odağın ise Karadeniz’deki üretimi artırmak olduğunu belirtti.
Hürmüz uyarısı
Bayraktar ayrıca enerji piyasalarındaki jeopolitik risklere de değinerek, Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilimin Türkiye’ye maliyetinin yüksek olabileceğini söyledi. Petrol fiyatlarının 100 dolar seviyesinde kalması halinde yıl sonuna kadar Türkiye’ye 13,6 milyar dolar, 125 dolar olması halinde ise 24 milyar dolar ek maliyet getirebileceğini ifade etti. Ayrıca krizin vergi gelirlerinde yaklaşık 600 milyar liralık kayba yol açabileceğini belirtti.


