CHP'de adaylık borsası: Liyakat değil, para konuşur

0
CHP'de adaylık borsası: Liyakat değil, para konuşur
Türk siyasetinin kalbine saplanan bir gerçek var artık: CHP'de adaylık, liyakatle değil parayla satın alınıyor. CHP’li Muhittin Böcek ve oğlu Gökhan Böcek’in soruşturma dosyalarına yansıyan ifadeleri, bu kirli mekanizmanın artık inkâr edilemez boyutlara ulaştığını kanıtlıyor. Adaylığın bedeli, şehrin büyüklüğüne ve rant potansiyeline göre belirleniyor. Rakam döviz cinsinden konuşuluyor — "şu kadara tamamla, öyle gel." deniliyor. Bir milyona varan euro talepleri, yerel yönetimleri hizmet kurumu olmaktan çıkarıp açık artırma sahasına dönüştürüyor.

Para nakit taşınıyor, dijital iz bırakılmıyor. WhatsApp'tan pazarlık, sırt çantasında teslimat. Bu, organize bir yapının işleyişi — amatörlük değil, kurumsallaşmış yolsuzluk.

Yolsuzluktan tutuklu CHP’li Muhittin Böcek iddiaları doğruluyor

Beyanatların en ağır halkası doğrudan CHP Genel Başkanı Özgür Özel'e uzanıyor. Muhittin Böcek’in oğlu Gökhan Böcek'in 8 sayfalık ifadesine göre, CHP'li Veli Ağbaba kendisini internet tabanlı bir uygulama üzerinden aradı ve görüşmede "Özgür Özel'in talimatıyla" hareket ettiğini söyledi. Talep netti: Babası Muhittin Böcek'in Antalya Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı için partiye 30 milyon TL aktarılması gerekiyordu.

Baba Muhittin Böcek, oğlunun bu beyanını savcılık önünde açıkça doğruladı: "Oğlum Gökhan'ın 1 milyon avro istendiğine yönelik beyanı doğrudur."

Gökhan Böcek, Antalya'daki esnaf ve iş insanlarından topladığı 30 milyon liranın o günkü kurla yaklaşık 900 bin Euro ettiğini Ağbaba'ya bildirdi. Yanıt kısa ve sertti: "1 milyon euroya tamamla, getir."

Bu tek cümle, adaylık borsasının tüm mantığını özetliyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi'nin başına geçmek, halkın oyuyla değil, döviz kuruyla hesaplanıyor.

100, 200 ve 500 Euro'luk banknotlardan oluşan yaklaşık 1 milyon Euro, dikkat çekmemesi için özellikle ucuz bir sırt çantasına yerleştirildi. Havaalanında X-Ray kontrolünden geçerken görevliye yalnızca iPad gösterildi; para aynı çantanın içindeydi.

Ankara'da CHP Genel Merkezi'ne giren Gökhan Böcek, girişte ne arandı ne kimlik soruldu ne de kayıt alındı. Danışmadan aldığı tek bilgi şuydu: "6. katta bekliyorsunuz." Parayı teslim etmeden önce Ağbaba'yı arayıp teyit aldı: "1 milyon euroyu getirdim, bu kişiye bırakacağım." Karşılık tek kelimeydi: "Evet."

200 Bin Dolar: İkinci Hesap

İfadeler yalnızca adaylık parasıyla sınırlı kalmıyor. Gökhan Böcek, Antalya'daki lansman sırasında Özgür Özel'in talebi üzerine ayrıca 200 bin dolar verildiğini de anlattı. Muhittin Böcek bu konuda şunları söyledi: "Bu konunun detayını bilmiyorum, fakat genel merkezin bu yönde bir talebi olacağından karşılanması hususunu kendisine bildirmiştim."

Başka bir deyişle baba Böcek, oğluna önceden açık bir talimat vermişti: "Genel Merkez ne isterse karşıla."

CHP'nin "adaylık borsası" böylece doğrudan vatandaşın cebine ve iradesine el koyuyor. Sandıkta oy kullanan seçmen, farkında olmadan açık artırmanın finansörüne dönüştürülüyor.

Şu an her iki Böcek de tutuklu, ikisi de etkin pişmanlıktan faydalanmak için itiraflarda bulunuyor. Dosya "rüşvet ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçlamalarını kapsıyor. İfadeler savcılık kayıtlarına geçti. Bu bir parti içi kriz değil. Milletin parasıyla siyaset sahnesini işgal edenlerin sırtlan yüzünün yansımasıdır. Soruşturmanın derinleştikçe diğer ayrıntılarını da göreceğiz.

 

Yorum Yazın