Uçum, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, kavramın yanlış anlaşıldığını belirterek “umut hakkının kişiye özel ya da doğrudan tahliye sağlayan bir düzenleme olmadığını” vurguladı.
Uçum, paylaşımında MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız’ın infaz hukukuna ilişkin açıklamalarını alıntılayarak şu ifadeleri kullandı: “Umut hakkı, kişiye özgü veya Öcalan’a yönelik bir tahliye imkânı değildir. Genel olarak da doğrudan tahliye anlamına gelmez. Umut hakkı, ömür boyu cezaevinde kalacak şekilde hüküm kurulmuş kişilere şartla salıverme umudunun tanınmasıdır.”
Mehmet Uçum, umut hakkının hayata geçirilmesi halinde dahi otomatik bir serbest bırakma mekanizması olmayacağını vurguladı. Buna göre hükümlülerin durumları, en geç 6 ayda bir İdare ve Gözlem Kurulları tarafından değerlendirilecek. Kararlara itiraz edilmesi halinde ise son sözü İnfaz Hakimliği söyleyecek.
Uçum, şartlı salıverme ihtimalinin yalnızca hukuki kriterler çerçevesinde ele alınacağını ve her hükümlü için otomatik bir sonuç doğurmayacağını özellikle belirtti.
Uçum’un açıklamasına göre “umut hakkı” kapsamında değerlendirilebilecek hükümlüler şu gruplardan oluşuyor:
1- Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını belli suçlardan alanlar,
2- Geçmişte ölüm cezaları müebbet ağır hapis cezasına veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına dönüştürülen terör suçluları
3- Terör suçlusu olarak ağırlaştırılmış müebbet cezası alanlar.
Bu hükümlülerin kapsamına Öcalan da girmektedir. Mesele bundan ibarettir.


