Medya mensupları olarak İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile İstanbul'da bir araya geldik. Bakan Çiftçi, başta okullarda şiddet ve "Yeni nesil çeteler" olmak üzere gündemdeki konulara dair açıklamalarda bulundu. Bizler de sorularımızı sorduk.
Sayın Bakan, iki okuldaki saldırıdan sonra sadece sahadaki güvenlik boyutuna odaklanmadıklarını, siber devriyelerle, internet üzerinden çocukları şiddete yönlendiren şebekelere de operasyonlar yaptıklarını anlattı. Siber devriyeler aralıksız görev başında olduğunu söyledi. Ayrıca diğer bakanlıklarla birlikte okullarda şiddeti önlemeye yönelik ortak yürütecekleri projeleri de açıkladı.
Göreve geldiğinde yürürlüğe koyduğu "Yeni güvenlik paradigması"nı hatırlatan Bakan Mustafa Çiftçi, suçun peşinden koşan anlayışın ötesine geçip suçu doğmadan önleyen, toplumu koruyan ve çocuklarımıza güvenli yarınlar hazırlayan güçlü bir gelecek inşa hedefini bir kez daha ifade etti.
Kamuoyunu en çok meşgul eden "Yeni nesil çetelerle" de bu anlayışla mücadele ettiklerini söyleyen Bakan Çiftçi, "Yeni nesil çete" üyelerinin profillerini anlattı. Bakan Çiftçi'nin verdiği bilgilerden anlıyoruz ki kolluk kuvvetleri "Yeni nesil çeteleri" iyi çözmüş. Son dönemdeki başarılı operasyonlar da bunun göstergesi.
Soru faslında Sayın Bakan'a iki konuyu sordum. Birincisi, Geri Gönderme Merkezleri ile alâkalı şikayetler hakkındaydı. Türkiye, din ırk farkı gözetilmeden mazlumların güvendiği liman. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da bu konuda çok hassas. Son seçim öncesi Suriyeli kardeşlerimiz üzerinden yapılan provokasyonlara rağmen Başkan Erdoğan, seçimi kaybetme pahasına Suriyelileri zorla geri göndermeyeceğini açıklamıştı.
Geri Gönderme Merkezleri alâkalı şikâyetler artınca 2023 senesinde bu köşede "Onurlu geri dönüş bize de onur katar" (https://www.star.com.tr/yazar/onurlu-geri-donus-bize-de-onur-katar-yazi-1806378/) başlıklı bir yazı yazmıştım.
Sorum üzerine Bakan Çiftçi de bu konuda çok şikâyet aldıklarını ve denetimleri sıklaştırdıklarını söyledi: "Göreve geldiğimden bu yana Göç İdaresi ve deport konuları en çok şikayet aldığımız başlıklardı. Teftiş Kurulumuza talimat verdim; 25 ildeki 32 geri gönderme merkezinin tamamını müfettişlerimiz inceliyor. Kafkaslar, Filistin veya Gazze gibi bölgelerden gelen, tehlike altındaki kişilerin iadelerinde mağduriyet yaşanmaması adına bu denetimleri sıklaştırdık."
Sayın Bakan'a bu konudaki hassasiyeti için bir kez daha teşekkür ediyorum.
Bakan Çiftçi'ye ikinci sorum ise, Gülistan Doku cinayetiyle gündeme gelen faili meçhul dosyaların tekrar açılması hakkındaydı. Mâlûmunuz 2006 senesinde İsmailağa Camii içerisinde Bayram Ali Öztürk Hoca şehid edilmişti. Emniyet ve adliyedeki FETÖ unsurları o dönem dosyayı alelacele kapatmışlardı. Bu dosyanın tekrar açılıp açılmayacağı bizler için mühim bir mevzu. Benden önce Yeni Akit Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Murat Alan da Bayram Ali Öztürk Hoca suikastini dile getirdi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı" kurulduğunu açıklamış ve konudaki tavizsiz iradesini ifade etmişti.
Sayın Bakan sorumuz üzerine bu konuda da şunları söyledi: "Faili meçhul dosyalar yeniden açıldığında, İçişleri Bakanlığı olarak bizden de bu konuda yardım istendiğinde, yani biz kendimize bağlı birimlerden, faili meçhullerin aydınlatılması noktasında geçmişe yönelik olarak bütün imkanlarımızı seferber edeceğiz. Ayrıca gerek Emniyet'te gerekse Jandarma bünyesinde özel ekiplerimiz faili meçhul cinayetlerin aydınlatılması için özel ekiplerle çalışmalar yürütüyor."
İsmailağa Camii içerisinde sadece Bayram Ali Öztürk Hoca suikasta uğramadı. 28 Şubat darbesinin en hararetli günlerinde, 17 Mayıs 1998 tarihinde Hızır Ali Muratoğlu Hoca da suikaste uğramış ve dosya bir delinin üzerine yıkılmıştı. 2 hocamızın dosyası bugün tekrar ele alındığında suikastların emrini verenlere ulaşılacağına eminim. O iradeyi görüyorum!


