Test sırasında KORKUT 35, kamikaze İHA’lara karşı başarılı atışlar gerçekleştirdi. Sistem ayrıca hareket halindeki bir kara hedefini de yine hareket halindeyken vurdu.
Mako’nun haberinde, gerçekleştirilen atışların KORKUT 35’in farklı tehditlere ve saha koşullarına karşı kullanılabilecek şekilde geliştirildiğini ortaya koyduğu ifade edildi.
İki adet 35 milimetrelik topa sahip KORKUT 35, toplamda dakikada yaklaşık 1.100 mermi atış kapasitesine sahip. Yaklaşık 4 kilometrelik etkili menzile ulaşan sistem, özellikle düşük maliyetli hava tehditlerine karşı ekonomik bir savunma çözümü olarak öne çıkıyor.
Mako, sistemin yalnızca İHA’lara karşı değil; savaş uçakları, helikopterler, seyir füzeleri ve havadan karaya füzeler gibi farklı hava tehditlerine karşı kullanılmak üzere tasarlandığını aktardı.
Küçük İHA’lara karşı özel mühimmat
KORKUT 35’in kullandığı mühimmat, hedefin yakınında havada patlayarak çevreye parçacıklar saçıyor. Bu yöntem, doğrudan isabet ettirilmesi zor olan küçük İHA’ların etkisiz hale getirilme ihtimalini artırıyor.
Tipik bir KORKUT bataryasında hedefleri tespit ve takip eden bir komuta aracı ile belirlenen hedeflere ateş açan top araçları bulunuyor.
Tekerlekli versiyon hareket kabiliyetini artırıyor
ASELSAN, KORKUT’un 8x8 tekerlekli versiyonunu 2024 yılında Paris’te düzenlenen Eurosatory savunma fuarında tanıtmıştı. Söz konusu versiyon, hareketli birliklere eşlik edebilmesi amacıyla daha yüksek yol hızına sahip olacak şekilde geliştirildi.
ASELSAN, Ocak 2026’da da tekerlekli KORKUT 140/35 sisteminin hareket halindeki bir FPV dronunu vurduğu görüntüleri kamuoyuyla paylaşmıştı.
Avrupa pazarına açılmak için ortaklık
Mako’nun aktardığı bilgilere göre ASELSAN ile Çekya merkezli savunma şirketi Excalibur International arasında şubat ayında stratejik iş birliği anlaşması imzalandı. Anlaşma kapsamında KORKUT’un Avrupa ve küresel pazarlara sunulması amacıyla Avrupa merkezli bir ortak girişim kurulması planlanıyor.
İş birliği çerçevesinde KORKUT sisteminin Çek üretimi Tatra Force 6x6 platformuna entegre edilmesi, üretimin ise Çekya ve Slovakya’daki CSG tesislerine aktarılması öngörülüyor.


