İsrail basını: Türkiye'nin denizlerdeki İHA gücü dengeleri değiştirebilir

0
İsrail basını: Türkiye'nin denizlerdeki İHA gücü dengeleri değiştirebilir
İsrail basını, Türkiye'nin savunma sanayisindeki son adımını mercek altına aldı. Maariv gazetesi, Türk Deniz Kuvvetleri'nin elektronik harp sistemleriyle donatılmış insansız hava araçlarını savaş gemilerinden kullanmaya başlamasını “oyun değiştirici” bir gelişme olarak değerlendirdi.

İsrail'de yayımlanan Maariv gazetesi, Türkiye'nin savunma sanayisinde son yıllarda kaydettiği ilerlemeleri mercek altına aldı. Gazetede yer alan analizde, Türk Deniz Kuvvetleri'nin elektronik harp kabiliyetine sahip insansız hava araçlarını gemilerden görev yapacak şekilde kullanmaya başlamasının önemli bir dönüm noktası olduğu ifade edildi.

Analizde, Türkiye'nin insansız hava araçları geliştirme, üretme ve sahada etkin şekilde kullanma konusunda dünyanın önde gelen ülkeleri arasında yer aldığı belirtilirken, yeni teknolojik kabiliyetlerin Ankara'nın bölgesel etkisini artırabileceği kaydedildi.

TCG Anadolu'dan yeni nesil görev kabiliyeti

Maariv'in değerlendirmesine göre, söz konusu yetenek Denizkurdu-2 Tatbikatı sırasında somut şekilde ortaya kondu. Tatbikat kapsamında TCG Anadolu'dan havalanan Bayraktar TB3, ASELSAN tarafından geliştirilen elektronik harp sistemleriyle görev icra etti.

Haberde, Bayraktar TB3'ün yalnızca keşif ve taarruz görevlerinde değil, elektronik harp faaliyetlerinde de kullanılabilmesinin Türk Deniz Kuvvetleri'ne önemli bir operasyonel esneklik sağladığı ifade edildi.

Elektronik harp sistemleri dikkat çekti

Analizde, Bayraktar TB3 üzerinde kullanılan iki kritik elektronik harp sistemi öne çıkarıldı. Bunlardan ANTİDOT 2-U/ES 100 sisteminin düşman radarları ve elektronik unsurların yerini tespit etmeye yönelik elektronik destek görevleri yürüttüğü belirtildi.

ANTİDOT 2-U/EA 200 sisteminin ise aktif elektronik taarruz kabiliyeti sunduğu aktarıldı. Bu sistem sayesinde düşman radarlarının baskılanabildiği, haberleşme ağlarının karıştırılabildiği ve elektronik altyapıların etkisiz hale getirilebildiği ifade edildi.

Gazete, modern savaş ortamlarında elektronik harp teknolojilerinin giderek daha belirleyici hale geldiğini belirterek Türkiye'nin bu alandaki yatırımlarının stratejik önem taşıdığına dikkat çekti.

Riskli görevlerde insansız sistem avantajı

Analizde, geçmişte benzer görevlerin insanlı deniz devriye uçakları ve helikopterlerle yürütüldüğü hatırlatıldı. 

Elektronik harp sistemlerinin insansız hava araçlarına entegre edilmesiyle birlikte hem operasyonel risklerin azaldığı hem de görev etkinliğinin arttığı değerlendirmesine yer verildi. Düşük ağırlıklı sistemlerin Bayraktar TB3'e uzun havada kalış süresi ve geniş görev sahası avantajı sunduğu kaydedildi.

Türkiye'nin caydırıcılık gücüne vurgu

Haberde, söz konusu kabiliyetlerin yalnızca elektronik istihbarat toplamakla sınırlı olmadığı belirtildi. Kıyı bölgeleri, adalar çevresi ve denizlerdeki muhtemel tehdit unsurlarının tespit edilmesi, takip edilmesi ve gerektiğinde etkisiz hale getirilmesinde bu sistemlerin önemli rol oynayabileceği ifade edildi.

Analizde, stratejik hedeflerin elektronik yöntemlerle baskı altına alınabilmesinin Türkiye'nin caydırıcılık kapasitesini artırabilecek unsurlar arasında yer aldığı değerlendirildi.

Maariv gazetesi, Türkiye'nin elektronik harp teknolojilerini insansız sistemlerle entegre etme başarısının uluslararası savunma çevrelerinde yakından takip edildiğini yazdı. Analizde, NATO bünyesinde bu alanda öne çıkan ülkeler arasında Türkiye ve ABD'nin bulunduğu ifade edildi.

Türk savunma sanayisinin geliştirdiği yüksek teknolojili platformların küresel pazardaki ilgiyi artırdığı belirtilirken, birçok ülkenin Ankara'nın savunma teknolojilerindeki ilerleyişini dikkatle izlediği kaydedildi.

AKINCI için yeni hedef

Analizde ayrıca Baykar tarafından geliştirilen AKINCI Taarruzi İnsansız Hava Aracı'na yönelik yeni projelere de değinildi. AKINCI'ya gelişmiş hava savunma sistemlerinin entegre edilmesi yönündeki çalışmaların başarıya ulaşması halinde Türkiye'nin insansız sistemlerle hem taarruz hem de hava savunma görevleri gerçekleştirebilen sayılı ülkeler arasına girebileceği ifade edildi.

Maariv, Türkiye'nin savunma teknolojilerinde ortaya koyduğu yerli ve milli hamlelerin yalnızca bölgesel güç dengelerini değil, geleceğin deniz harekâtı ve insansız sistem doktrinlerini de etkileyebilecek potansiyele sahip olduğu değerlendirmesinde bulundu.

 

Yorum Yazın