Bakan Uraloğlu, hem deprem bölgesindeki yatırımlara hem de kazaya ilişkin yürütülen teknik incelemelere dair değerlendirmelerde bulunurken, uçağın kuleyle sürekli temas halinde olduğunu ve elektrik arızası yaşandığının pilotlar tarafından bildirildiğini aktardı. Pilotların dönüş talebini havacılıkta acil durumun bir alt seviyesi olarak kabul edilen “PAN-PAN, PAN-PAN, PAN-PAN” çağrısıyla ilettiğini ifade eden Uraloğlu, sistemlerin tamamen devre dışı kalmasının ardından manuel yönlendirme sürecine geçildiğini anlattı.
Son aşamada pilotun en üst acil çağrı olan “MAYDAY”i sözlü olarak yapmadığını ancak bu amaçla kullanılan düğmeyi aktive ettiğini söyleyen Uraloğlu, “kule bu çağrıyı sistem üzerinden gördü ancak uçak yeterli irtifaya inip havalimanına yaklaşamadan Haymana’da kaza-kırıma uğradı” dedi. Uçakta bulunan veri ve ses kayıt cihazlarının ağır hasarlı olduğunu belirten Uraloğlu, kara kutuların dünyada yalnızca dört ülkede çözümlenebildiğini ve üretici ülke olması nedeniyle incelemenin İngiltere’de yapıldığını kaydetti.
Ses kayıtlarında kazaya giden sürecin saniye saniye yer aldığını vurgulayan Uraloğlu, “uçak 23 Aralık’ta saat 20.17’de havalanıyor. İkinci dakikada pilotlar ikinci jeneratörün devre dışı kaldığını, yaklaşık 13-14 saniye sonra üçüncü jeneratörün de devre dışı kaldığını konuşuyor. Daha sonra tüm jeneratörlerin kapandığı, bir süre sonra sistemin tekrar geldiği ifade ediliyor” dedi. Uçağın toplam 37 dakika havada kaldığını, ilk 27-28 dakika boyunca kuleyle irtibatın sürdüğünü belirten Uraloğlu, bu süreden sonra iletişimin zayıfladığını ve radar temasının da kaybolmaya başladığını aktardı.
Kazayla ilgili soruşturmanın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütüldüğünü hatırlatan Uraloğlu, “ilk arızalardan sonra dönüş daha erken gerçekleşseydi belki kaza yaşanmayacaktı şeklinde yorumlar yapılabiliyor ancak nihai karar bilirkişi raporlarıyla ortaya konacak. CVR tamamen çözüldü, veri kayıt cihazı ise çok eski ve ağır hasarlı olduğu için şu ana kadar bilgi alınamadı” diye konuştu.
Bakan Uraloğlu, açıklamalarında deprem bölgesinde yürütülen çalışmalara da değinerek 6 Şubat depremlerinin ardından Bakanlık olarak sahaya hızlı şekilde indiklerini ve ulaşım altyapısının büyük ölçüde ayakta kaldığını söyledi. Hatay Havalimanı’nda ciddi onarımlar yapıldığını belirten Uraloğlu, “başlangıçta sadece boş inişlere izin verilirken artık tam yüklü uçakların iniş kalkışı mümkün hale geldi, yeni pist çalışmaları da sürüyor” dedi.
Deprem konutlarının yolları dahil olmak üzere bölgede yaklaşık 293 kilometrelik yol yapımının tamamlandığını aktaran Uraloğlu, toplamda 80 milyar liralık yatırım gerçekleştirildiğini ifade ederek “bugün itibarıyla deprem bölgesinde günlük yaşamı aksatan bir ulaşım sorunu kalmadığını söyleyebilirim” değerlendirmesinde bulundu.


