Mekke Anlaşması'ndan rahatsız olan kağıttan kaplanlar

0
Mekke Anlaşması'ndan rahatsız olan kağıttan kaplanlar
"Mekke Ortak Savunma Anlaşması"nın önemini, anlaşma aleyhine yapılan propagandadan anlayabiliriz. Henüz anlaşmaya atılan imzaların mürekkebi kurumadan anlaşma hakkında "kağıttan kaplan" diyenler aslında anlaşmanın ne kadar da mühim bir hamle olduğunu ifade ediyorlar.

7 Ağustos'ta imzalanan "Mekke Ortak Savunma Anlaşması"na yönelik eleştirileri Dışişleri Bakanı Hakan Fidan "Henüz yeni başladık" diyerek susturuyor.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'na katılmak için ABD'ye giden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a eşlik eden Fidan, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından New York'ta düzenlenen "100. Yıla Girerken Türkiye-ABD İlişkileri" panelinde anlattığı bir anısı "Mekke Ortak Savunma Anlaşması"ndan kimlerin rahatsız olduğunu da gösteriyor. Bakan Fidan, eski NATO komutanlarından ve ABD'nin eski Türkiye Büyükelçisi James Franklin Jeffrey "Mekke Ortak Savunma Anlaşması"nı eleştirince ona NATO'ya kaç yıl önce katıldığını soruyor. Jeffrey'nin yaklaşık 50 yıl önce katıldığını söylemesi üzerine Fidan bu kez NATO'nun 5. maddesinin kaç kez uygulandığını sorunca Jeffrey bu soruya, "Yalnızca bir kez" cevabını veriyor. Bakan Fidan, "Hâl böyleyken yeni kurulmuş bir ittifakı 'kağıttan kaplan' olmakla itham etmeniz ve Yemen'deki 10 yıllık krizi örnek göstermeniz adil değil. Henüz yeni başladık" diyor.

Terör devleti İsrail'in Filistin'de uyguladığı soykırıma karşı yılların uluslararası kuruluşları ne yapabildi? Kuru bir kınama!..

"Mekke Ortak Savunma Anlaşması"ndan rahatsız olan ABD'nin eski Türkiye Büyükelçisi James Franklin Jeffrey gibiler dünyaya kan, tecavüz, işgal, sömürü dışında ne vadediyorlar, hiç bir şey!

Onlar için deniz bitti. Ya Başkan Erdoğan'ın teklifini kabul edecekler veyahut değişen dünyada yok olup gidecekler. Başkan Erdoğan BM kürsüsünde yaptığı tarihî konuşmada BM'nin kuruluş amacını ve geçen süredeki başarısızlığı şu sözlerle anlattı: "26 Haziran 1945'te Birleşmiş Milletler Antlaşması imzalanırken üye ülkeler büyük bir umutla şunları deklare etmişlerdi: 'Biz Birleşmiş Milletler halkları, bir insan ömrü içinde iki kez insanlığa tarif olunmaz acılar getiren savaş felaketinden gelecek kuşakları korumaya, temel insan haklarına, insan kişiliğinin onur ve değerine, adaletin korunması ve antlaşmadan doğan yükümlülüklere saygı gösterilmesi için gerekli koşulları oluşturmaya, iyi komşuluk anlayışı içinde birbirimizle barışık yaşamaya, uluslararası barış ve güvenliği korumak için güçlerimizi birleştirmeye karar verdik.' demişlerdi. Anlaşmanın üzerinden 81 yılı aşkın bir süre geçti ama insanlık hâlen o günkü güçlü iradenin hayat bulacağı günleri hasretle bekliyor."

Mâlûm Başkan Erdoğan BM'de sadece 5 ülkede olan veto hakkını BM kürsüsünden yıllarca eleştirdi ve dünya çapında sloganlaşan "Dünya 5'ten büyüktür" sözünün telif sahibi. Başkan Erdoğan, BM'de konuşma yapacağı gün Bloomberg'de yayımlanan yazısının başlığı, "BM, Güvenlik Konseyi'nin veto hakkını kaldırmalıdır" idi. Başkan Erdoğan'ın teklifi ve ikazı şu: "Farklı coğrafyaların tecrübesini, kapasitesini ve iradesini küresel ve bölgesel meselelerin çözümüne dahil etmek mecburiyetindeyiz. 'Dünya 5'ten büyüktür' çağrımız, bu yönüyle daha geniş bir sorumluluk anlayışına davettir. Reform ihtiyacını artık somut bir yol haritasına dönüştürmek elzemdir. Bu yol haritasının merkezinde ise veto imtiyazının ilgası yer almalıdır. Çünkü Güvenlik Konseyine ayrıcalıklı yeni üyeler eklemek, karar alma gücünün birkaç devletin elinde toplanması sorununu çözmez ve imtiyazlı yapının kapsamını genişletir. Veto imtiyazının kaldırılması, anlamlı her türlü reformun hem başlangıç noktası hem de temel stratejik hedefi olmalıdır. Reform, aynı imtiyazın başka devletlere de tanınması anlamına gelemez. Genel Kurul bünyesinde, hiçbir devletin uluslararası toplumun çoğunluğunun iradesini kalıcı olarak engelleme yetkisine sahip olmaması ilkesi etrafında geniş bir koalisyon oluşturulmalıdır."

Şu an dünyaya nizamat verdiklerini düşünenler Başkan Erdoğan'ın teklifi kabul etmezlerse çok yakında kağıttan kaplan olduklarını, hem de tuvalet kağıdından kaplan olduklarını ibretlik bir şekilde yaşayarak öğrenecekler.

Star, 25 Eylül 2026.

  • Next Social

Yorum Yazın