Milliyet Gazetesi yazarı Özay Şendir bugünkü yazısında, Dünya Kupası 2026'da başarız olan milli takıma atıf yaparak savunma sanayinde büyük başarılara imza atan genç mühendislerin son başarılarını yazdı:
"İran’a yönelik İsrail-ABD saldırısı ve Ukrayna-Rusya savaşı tüm dünyayı daha önce hiç akla gelmemiş bir gerçekle karşı karşıya bıraktı.
Maliyeti sadece birkaç yüz dolar olan küçük pervaneli araçların, stratejik tesislere milyarlarca dolar zarar verebildiğini, aşılmaz denilen ve yine maliyeti milyarlarca dolar olan hava savunma sistemlerini aşabildiğini gördük.
Daha önemlisi hava savunma sistemleri aşılamasa bile, bin dolarlık dronu düşürmek için milyonlarca dolar değerinde füze harcamanın sürdürülebilir bir savunma modeli olmadığı anlaşıldı.
★★★
Türkiye, İHA ve SİHA pazarında dünyada oyun kurucu bir ülke.
Bu işin uzmanlarından öğrendiğim bir gerçek var, askeri literatürün temel kurallarından birisi, bir silahın saldırı doktrinine en iyi hakim olan güç, onun savunmasını da en etkili şekilde inşa eder.
Siyasetin tartışmaları ve kasveti arasında konuşamadığımız Türkiye’de ASELSAN’ın genç mühendislerinin başardıklarını çoğumuz fark edemedik.
Ülkeler dron saldırılarına karşı elektronik harp ya da bizim lazer dediğimiz yönlendirilmiş enerji silahlarını geliştirmeye çalışırken, bizim görünmeyen çocuklar, genç mühendislerimiz, her iki sistemi de barındıran bir savunma hattı kurdular.
Bu hat gelen tehdidi adım adım göğüsleyen “katmanlı” bir savunma mimarisine dayanıyor.
■ İHTAR: Tehdit oluşturan dronun yer istasyonuyla olan bağını kopararak ilk savunma hattını oluşturuyor.
■ GÖKBERK: Frekans karıştırma sistemlerini aşan veya otonom olarak yaklaşmaya devam eden hedefleri, ışık hızıyla gönderdiği lazer ışınıyla fiziksel olarak imha ediyor.
■ EJDERHA: “Sürü İHA” taarruzlarına karşı geliştirilen bu sistem, yüksek güçlü elektromanyetik dalgalar (HPEM) üretiyor. Gökyüzünde oluşturduğu görünmez elektromanyetik şok dalgası, kapsama alanına giren tüm dronların mikroçiplerini ve devre kartlarını bozarak sistemleri havada toplu halde felç ediyor.
★★★
Futbolda takımların bonservis bedelleriyle maç kazanılamadığı gibi savunma sanayi sektöründe de laboratuvar ya da bilgisayar simülatörlerinde alınan iyi sonuçlar sahada her zaman başarıyı garantilemiyor.
Geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen DRONEDEF’de bizim görünmeyen çocukların kurduğu sistem sahada test edildi.
Senaryo gereği askeri üsse sızmaya çalışan bir test dronu radarla tespit edildikten saniyeler sonra İHTAR ile sersemletildi; ardından GÖKBERK Lazer Silahı ve EJDERHA elektromanyetik sistemiyle tam isabetle havada imha edildi.
Yine futbol üzerinden gidecek olursak, oyun kurucu olarak Türkiye, sahaya birden çok taktikle çıktı ve sonuçta zaferi kazandı.
Tek oyun planıyla mucize aramak yerine, sinyal kesme, lazerle yakma ve elektromanyetik şok dalgasıyla devre dışı bırakma gibi esnek, birbirini tamamlayan ve saniyeler içinde karar verebilen akıllı bir refleks geliştirdiğini dosta düşmana gösterdi.
★★★
Ava giden avlanır atasözünün hayatta karşılığı var mı, kesinlikle var.
Ancak bizim görünmeyen çocuklar, hem av hem de avcı olarak sahada Türkiye’yi dünyanın lider ülkelerinden birisi haline getiriyorlar.
Bu genç mühendislerimizin adlarına formalar yapılmıyor ama onların başardıklarıyla Türkiye milyon değil milyar dolarlık sözleşmelere imza atıyor.
Bizim görünmeyen çocuklar işlerini iyi yaptıkları için biz güvenlik endişeleri taşımadan siyaset ya da futbol konuşabiliyoruz.
Bugünün dünyasında bu büyük bir lüks aslında..."


