Teklif, SPK kararları doğrultusunda tasfiyesine başlanan ancak düzenlemenin yayımlandığı tarihte tasfiyesi tamamlanmamış fonları kapsıyor. Düzenlemenin, kapsam dışındaki diğer yatırım fonları için genel veya sürekli bir tasfiye ve sorumluluk rejimi oluşturmayacağı belirtildi.
Tasfiye süreci SPK gözetiminde yürütülecek
Teklife göre, fonların tasfiyesi SPK’nın gözetim ve denetiminde, tasfiye ile görevlendirilen kuruluşlar tarafından gerçekleştirilecek. SPK; fon varlıklarının belirlenmesi ve nakde çevrilmesi, değerleme yöntemleri, fon pay sahipliğinin tespiti, ara ve nihai ödemeler ile dağıtım sırasına ilişkin usul ve esasları belirleyecek.
Tasfiye işlemlerinde yatırımcıların ortak menfaatlerinin, fon varlıklarının korunmasının ve piyasa koşullarının gözetilmesi gerekecek. Görevli kuruluşlar, mümkün olan en yüksek ekonomik değerin elde edilmesi için gerekli özeni gösterecek.
Borsada oluşan fiyatın bir varlığın gerçek değerini yansıtmadığının veya tasfiyeyi geciktireceğinin SPK tarafından belirlenmesi hâlinde, geri alım, hâkim ortağa satış hakkı, toptan satış ve özel işlem bildirimi gibi yöntemler kullanılabilecek. Kurul ayrıca gerekli gördüğü durumlarda varlıkların borsa dışında satılmasına da onay verebilecek.
Tasfiye sürecinde tahsil edilen tutarlar, fonun yönetimi ve tasfiyesi için yapılan zorunlu giderler düşüldükten sonra tasfiye malvarlığına eklenecek. Tasfiye tamamlandıktan sonra tahsil edilen tutarlar ise mükerrer ödemeye yol açmayacak şekilde geri kazanım hesabına aktarılacak.
Kurumlara bilgi ve belge sağlama yükümlülüğü
Düzenlemeyle Merkezi Kayıt Kuruluşu, Takasbank, Borsa İstanbul, Türkiye Bankalar Birliği, portföy yönetim şirketleri, portföy saklama kuruluşları ve ilgili kamu kurumlarına bilgi ve belge sağlama yükümlülüğü getiriliyor.
Bu kurum ve kuruluşlar, SPK, Yatırımcı Tazmin Merkezi (YTM) veya Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun (TMSF) talebi üzerine, düzenlemenin uygulanması için gerekli bilgi ve belgeleri gecikmeksizin sunacak. Özel mevzuatlarında yer alan gizlilik ve sır saklama hükümleri, bilgi vermekten kaçınmak için gerekçe gösterilemeyecek.
Fon pay sahipliği, tasfiye ile görevli kuruluşlar tarafından Merkezi Kayıt Kuruluşu kayıtlarıyla mutabakat sağlanarak fon ve hesap bazında belirlenecek.
Öte yandan, SPK’nın 17 Eylül 2026 tarihli kararlarıyla tasfiyesine karar verilen fonlarla bağlantılı piyasa bozucu eylem, bilgi suistimali veya piyasa dolandırıcılığı fiillerini işlediği ya da bu fiilleri işleyenlerle birlikte hareket ettiği Kurul tarafından tespit edilen kişi ve kurumlara tasfiye ve geri kazanım hesaplarından ödeme yapılmayacak.
Yatırımcılara 1 milyon liraya kadar ara ödeme
Teklifte, yatırımcıların net yatırım tutarlarının hesaplanması, ara ödeme yapılması ve nihai tasfiye ödemelerine ilişkin kurallar da düzenleniyor.
Fon varlıklarının nakde çevrilmesiyle elde edilen dağıtılabilir tutarın, belirlenen toplam ödeme tutarını karşılamaya yetmemesi hâlinde, yatırımcıların net yatırım tutarları esas alınacak. Bu hesaplamada fona yapılan nakit girişleri ve fondan gerçekleştirilen nakit çıkışları dikkate alınacak; giriş ve çıkış tutarları, TÜİK tarafından açıklanan tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile yurt içi üretici fiyat endeksindeki (Yİ-ÜFE) değişim oranlarının aritmetik ortalaması üzerinden, kıstelyevm yöntemiyle hesaplanacak.
SPK tarafından belirlenecek fonlarda, yatırımcıların nihai tasfiye alacaklarından mahsup edilmek üzere ara ödeme yapılabilecek. Buna göre:
- Net yatırım tutarı 1 milyon liranın altında olan yatırımcılar için hesaplanan net yatırım tutarının endeksleme uygulanmamış kısmını aşmamak kaydıyla bu tutarda ara ödeme yapılabilecek.
- Net yatırım tutarı 1 milyon lira ve üzerinde olan yatırımcılara ise en fazla 1 milyon lira ara ödeme yapılabilecek.
- Para piyasası niteliğindeki fonlar dışındaki fonlarda ara ödeme, yatırımcının hesabındaki katılma paylarının belirlenen tarihteki toplam değerini aşamayacak.
Dağıtılabilir nakdin tüm yatırımcıların net yatırım tutarlarını veya ara ödeme tutarlarını karşılamaya yetmemesi hâlinde SPK, ödemelerin nasıl yapılacağına karar verebilecek. Kurul, mümkün olan en fazla sayıda yatırımcının ödemelerden tam yararlanması amacıyla en düşük net yatırım tutarına sahip yatırımcıdan başlanmasını veya tüm yatırımcılar için asgari bir ara ödeme tutarı belirlenmesini sağlayabilecek.
Hiçbir yatırımcıya hesaplanan hak ve alacak tutarını ya da belirlenen ara ödeme üst sınırını aşan ödeme yapılamayacak. Ara ödeme sırasında katılma payları iade edilmeyecek; bu paylar nihai tasfiye ödemesi aşamasında iade edilecek.
Fazla getirilerin iadesi isteğe bağlı olacak
Düzenleme kapsamında tasfiyesine karar verilen fonlarda, tasfiye tarihine kadar katılma paylarını iade ederek ödeme almış kişilerin elde ettikleri getiriler için de bir mekanizma oluşturuluyor.
Yatırımcıların elde ettiği getirinin, yatırdıkları tutarın TÜFE ve Yİ-ÜFE değişim oranlarının aritmetik ortalamasıyla hesaplanan karşılığını aşan kısmı, SPK tarafından ilan edilecek hesaplara isteğe bağlı olarak iade edilebilecek.
Fonların malvarlığında bulunan ve ilgili kanun hükümlerine konu edilen paylardan kazanç sağlayan kişiler de belirlenen endeksleme ölçütünü aşan getirilerini, Kurul tarafından ilan edilecek genel hisse iade hesabına gönüllü olarak aktarabilecek.
Hesaplama dönemleri, iade tutarlarının belirlenme yöntemi ve uygulamanın diğer ayrıntıları SPK tarafından düzenlenecek.
Nihai tasfiye ödemesi hesaplanırken yatırımcıya daha önce tasfiye malvarlığından, geri kazanım hesabından veya diğer hukuki yollarla yapılan ödemeler mahsup edilecek.
Fon zararlarından sorumlular hesap verecek
Kanun teklifinde, fon malvarlığından hukuka aykırı biçimde çıkarılan değerlerin kapsamı ve bu işlemler nedeniyle oluşan zararlardan kimlerin sorumlu tutulacağı da düzenleniyor.
Buna göre, mevzuata aykırı işlemlerle veya şeklen mevzuata uygun görünse bile fonun menfaatine hizmet eden gerçek bir ekonomik amaç taşımayan karşılıksız ya da muvazaalı işlemlerle fon varlıklarının üçüncü kişilere aktarılması, hukuka aykırı değer çıkarılması kapsamında değerlendirilebilecek.
Kredi, borç, avans, teminat, devir, alım, satım, repo, ters repo ve benzeri işlemler yoluyla ilişkili taraflar, hâkim ortaklar, yöneticiler veya bunların kontrolündeki kişiler lehine aktarılan para, sermaye piyasası aracı, mal, hak ve alacaklar ile bunların yerine geçen değerler de bu kapsamda ele alınacak.
Fonun uğradığı zarar veya kayıptan öncelikle fonun kurucusu ya da yöneticisi olan portföy yönetim şirketi sorumlu olacak. Zararın bu şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilememesi ya da tahsil edilemeyeceğinin açıkça anlaşılması durumunda, sorumluluğu SPK tarafından belirlenen gerçek ve tüzel kişiler ile bunlarla birlikte hareket ettiği tespit edilenler şahsen sorumlu tutulabilecek.
Kişilerin görevlerinden ayrılmış olması, görev yaptıkları veya yönetim ve kontrolünü ellerinde bulundurdukları dönemde alınan kararlar ve gerçekleştirilen işlemlerden doğan sorumluluklarını ortadan kaldırmayacak.


