Ürgüp Mazı Köyü’nde 2016 cinayeti 10 yıl sonra aydınlatıldı: Aile içi fail tespit edildi

0
Ürgüp Mazı Köyü’nde 2016 cinayeti 10 yıl sonra aydınlatıldı: Aile içi fail tespit edildi
Nevşehir’in Ürgüp ilçesine bağlı Mazı Köyü’nde 2016 yılında Fatma ve İbrahim Tiryaki’nin öldürülmesine ilişkin dosya, yeniden açılan soruşturma kapsamında aydınlatıldı. Yapılan incelemeler ve alınan ifadeler doğrultusunda cinayetin aile içinden kişiler tarafından işlendiği belirlendi.

Nevşehir’in Ürgüp ilçesine bağlı Mazı Köyü’nde 2016 yılında meydana gelen ve Fatma Tiryaki ile İbrahim Tiryaki’nin hayatını kaybettiği cinayet, yıllar sonra yeniden yürütülen soruşturma kapsamında tüm yönleriyle aydınlatıldı.

Dosya, Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda ve ilgili adli birimlerin çalışmalarıyla yeniden ele alındı. Yapılan teknik incelemeler, tanık beyanları ve alınan ifadeler sonucunda olayın aile içi ilişkiler kapsamında gerçekleştiği tespit edildi.

Soruşturma kapsamında elde edilen deliller doğrultusunda, cinayetin faili olduğu değerlendirilen şüphelinin Özkan Tiryaki olduğu belirlenirken, annesi Nimet Tiryaki hakkında da suç delillerini yok etme ve gizleme iddiaları kapsamında işlem yapıldığı bildirildi.

Yapılan değerlendirmelerde, olayın ilk aşamasında farklı bir şüpheli üzerinde yoğunlaşıldığı, ancak yıllar sonra yeniden açılan dosyada elde edilen bulgular ve ikrar niteliğindeki ifadelerle gerçeğin ortaya çıktığı kaydedildi.

Şüpheli ifadelerine göre olayın, aile içinde yaşanan geçmişe dayalı iddialar ve tartışmalar sonucunda geliştiği, cinayet sonrası delillerin yok edilmesi ve soruşturmanın farklı yönlere çekilmeye çalışıldığı açıklandı.

Soruşturma kapsamında elde edilen beyanlarda, olay gecesi yaşanan tartışma sonrası ateşli silah kullanıldığı, iki kişinin hayatını kaybettiği ve ardından olay yerinde delil karartma girişimlerinde bulunulduğu iddiaları yer aldı.

Şüpheli Özkan Tiryaki hakkında “tasarlayarak üstsoya karşı kasten öldürme” suçlamasıyla tutuklama kararı verildiği, Nimet Tiryaki hakkında ise adli kontrol tedbirleri uygulandığı belirtildi.

Dosya kapsamında diğer bazı aile bireyleri ve kişiler hakkında da ifade alma ve değerlendirme süreçlerinin yürütüldüğü, ancak nihai yargılamanın yargı mercilerince sürdürüleceği ifade edildi.

Dosya kapsamında yapılan çalışmada; maktul şahısların oğlu Fevzi TERYAKİ’nin 02/01/2016 tarihinde anne ve babasını ziyaret maksadıyla gittiğini beyan ettiği ancak alınan istihbari bilgilerde Fevzi TERYAKİ’nin maktul şahısların evine olay tarihinden bir gün önce giderek anne ve babası ile tartışma yaşadığı kriminal daire başkanlığınca maktul şahısların evinde alınan köpük tabak içerisinde bulunan kabak çekirdeklerinde Fevzi TERYAKİ’nin DNA’sına rastlanıldığı, Alınan istihbari bilgilerde maktul kadın şahsın temizlik konusunda titiz birisi olması sebebiyle köpük tabaktaki çekirdeği kabuklarının tezgah üzerinde 4 gün boyunca kalmasının mümkün olmadığı değerlendirildiği, bu durumda Fevzi Teryaki’nin beyanı ile çelişmekte olduğu ortaya çıktı.

Soruşturma aşamasında maktul şahısların oğlu Eyüp Teryaki’nin ifade değiştirerek dikkatleri üzerine çekmesi üzerine şüpheli olarak değerlendirilen Özkan Teryaki ve Nimet Teryaki tarafından hedef şaşırtmaya yönelik olarak Eyüp TERYAKİ ve ailesine karşı aleyhte beyanlarda bulunmaya, çevrede olayın Eyüp ve ailesi tarafindan işlendiğine yönelik algılar yapmaya başladığı, soruşturmada dikkatleri bahse konu şahısların üzerine çekmeye yönelik davranışta bulunduktan tespit edildiği,

Kolluk ekiplerince ilgili şahısların açık vereceği değerlendirilerek Mazı köyüne gidildiği, olay yerinde yapılan inceleme esnasında maktullerin gelini Nimet Teryaki'nin şüpheli hareketleri tespit edildiği, bu durumun TAPE kayıtlarına da yansıyarak Nimet Teryaki’nin kızı Ebru Polat ve oğlu Özkan Teryaki ile yaptığı görüşmede tedirgin oldukları ve tedbir almaya çalıştıklarının tespit edildiği,

Olayın şüphelisi olabileceği değerlendirilen Özkan Teryaki’nin olaydan sonra ciddi anlamda tedirgin olduğu, uykularının kaçtığı, alkol aldıktan sonra ağlamalara başladığı, ayrıca yaşanan olaydan sonra evlerine güvenlik kamera sistemleri kurdukları, gelen giden yabancı insanları takip edip olaydan sonra evlerine misafir kabul etmediklerinin tespit edildiği,

Olayın aydınlatılmasına yönelik Ürgüp İlçesi Mazı köyünde ikamet eden ve maktulün akrabaları ile konu hakkında bilgi sahibi olabileceği değerlendirilen birçok şahısla görüşme yapıldığı, istihbari çalışmalar neticesinde olayın şüphelisi olabileceği değerlendirilen Özkan Teryaki, Nimet Teryaki, Fevzi Teryaki ve Rasim Çelik hakkında CMK 135. maddesi kapsamında iletişim tespiti yapıldığı belirlendi.

Yapılan çalışmalar neticesine olayın Özkan Teryaki (maktullerin torunu, Nimet Teryaki ve Fevzi Teryaki’nin oğlu) tarafından gerçekleştirildiğinin değerlendirildiği, Soruşturma kapsamında (CMK. 135-140 Maddeleri gereğince iletişimin tespiti ve teknik araçlarla izleme tedbirleri dikkate alınarak) sonucunda Kasten Öldürme olayı ile irtibatlı oldukları tespit edilen Özkan Teryaki ile birlikte toplam 7 şüphelinin 14.05.2026 tarihinde gözaltına alındığı, 

Alınan ifadeleri sonrasında torun Özkan Teryaki’nin tasarlayarak üstsoya karşı kasten öldürme suçundan 18.05.2026 tarihinde tutuklandığı vurgulandı.

-Olayın faili şüpheli Özkan TERYAKİ, öldürdüğü dedesiyle geçmişte açık bir husumet, kavga veya küslük yaşanmadığını, ancak askerden döndükten sonra dedesinin kendisini evlatlığı olmasını istemesi üzerine, annesinin buna karşı geldiğini, annesiyle yaptığı konuşmada annesinin, babası askerdeyken dedesi İbrahim TİRYAKİ’nin kendisine tecavüz ettiğini anlattığını, bu iddiayı öğrendikten sonra yaklaşık bir ay boyunca psikolojik olarak bu olayı atlatamadığını, yoğun şekilde alkol kullanmaya başladığını ve dedesine karşı öfkesinin giderek arttığını söylemiştir.

05.01.2016 günü önce kahvehaneye gittiğini, daha sonra dedesinin evine uğradığını, bir süre oturduğunu ve akşam tekrar eve döndüğünü anlatmıştır. Akşam saatlerinde alkol aldıktan sonra annesine yönelik tecavüz iddiasını düşünmeye başladığını, öfkeye kapılarak daha önce satın aldığı ruhsatsız tüfeği alıp dedesinin evine gittiğini, annesi Nimet Tiryaki’nin de arkasından geldiğini, dedesinin arka kapıyı açarak kendisini eve aldığını, odada dedesine:

“Anneme bu işi nasıl yaparsın?” dediğini, dedesinin önce inkâr ettiğini, ardından: “Evet yaptım ne olmuş, ne yapabileceksin?” şeklinde cevap verdiğini ifade etmiştir. 

Bunun üzerine kendisini kaybettiğini, tüfekle dedesinin göğsüne bir el ateş ettiğini, babaannesi Fatma TİRYAKİ’nin bağırarak kaçmaya çalıştığını, kendisini şikâyet edeceğinden korkup panikleyerek onun sırtına da bir el ateş ettiğini, olay sırasında annesinin odada olduğunu ve tüm olayı gördüğünü açıkça beyan etmiştir. Ayrıca şüpheli, 

* Yaklaşık 15 dakika maktullerin öldüğünden emin olmak için beklediklerini,

* Annesiyle birlikte yerdeki kanları bezle temizlediklerini,

* Kapıları kilitleyip anahtarı başka bir akrabanın bahçesine attığını,

* Eve dönünce kıyafetlerini ve temizlik bezlerini sobada yaktığını,

* Tüfeği önce araziye attığını, birkaç gün sonra alarak Avanos’ta Kızılırmak’a attığını,

* Ertesi gün normal davranarak dedesinin evine gidip kapıyı çaldığını,

* Çevrede “sobadan zehirlenme” ihtimali konuşulmasına iştirak ettiğini,

* Daha sonra kahvehaneye gidip günlük hayatına devam ettiğini

ayrıntılı şekilde anlatmış, bu yönüyle şüpheli yalnızca öldürme eylemini değil, olay sonrası delilleri yok etmeye ve şüpheyi başka kişilere yönlendirmeye yönelik faaliyetleri de kabul etmiş, olaydan sonra Erdoğan TERYAKİ hakkında oluşan şüpheyi bilinçli şekilde destekleyerek “Erdoğan’ın elinde barut izi tespit edilmesi nedeniyle tutuklanmasını fırsata çevirdiğini, Erdoğan’ın suçlu olduğuna çevresini inandırmaya çalıştığını, Eyüp TERYAKİ ve Erdoğan üzerine algı oluşturduğunu, halası Fevziye ÖGÜÇ’e de bu yönde konuşmalar yaptığını, asıl amacının kendisini kurtarmak olduğunu belirtmiştir.

 

Yorum Yazın