ABD’de ordu bazında hayata geçirilen ulusal politika, ordunun aynı anda iki savaşı yürütebilmesini sağlamayı temel alıyor. Ancak Emanuel, dünyanın teknolojik ve jeopolitik olarak evrildiği nokta göz önüne alındığında, artık Amerikan ordusunun aynı anda ve aynı cephede iki farklı savaş türünü, yani geleneksel ve gelenek dışı savaşı yürütebilmesi gerektiğinin altını çizdi ve ekledi:
“Bu amaçla, ikinci bir Goldwater-Nichols devrimine ihtiyacımız var. Düşmanları caydırmak ve çatışmaları kazanmak için uçaklar, gemiler ve tanklar önemli kalmaya devam edecek. Ancak Başkan'ın ‘Trump sınıfı’ zırhlılardan oluşan ‘altın filo’ söylemleri arasında, geniş çaplı üstünlüğümüzü kaybediyoruz.”
Emanuel, Ukrayna ve İran donanmalarının gücünü ciddi şekilde kaybettiğine vurgu yaparak, buna rağmen iki ülkenin de hayati su yollarını kontrol ettiğini ve bunun da önemli bir noktayı gösterdiğini söyledi:
“Trump yönetimi, savaş alanındaki başarıyı hâlâ geleneksel yöntemlerle ölçüyor; örneğin batırılan İran savaş gemilerinin sayısıyla... İranlılar ise tam tersine, ilerlemeyi uluslararası nakliye yollarını kontrol edip etmediklerine bakarak değerlendiriyor. Biz büyük oranda İran'ın nükleer silah programını etkisiz hale getirmek için savaşa girdik ancak İranlı liderler başka bir ‘nükleer seçenekleri’ olduğunu fark etti: Hürmüz Boğazı... Onların gelenek dışı bu hamlesi büyük bir önem taşıyor ve bizim asıl kazanmamız gereken yer burası.”
Analistlere göre, Goldwater-Nichols Yasası ile yaşanan dönüm noktası, Amerikan silahlı kuvvetlerini entegre ederek, örneğin Körfez Savaşı'nda ordunun uyum içinde hareket etmesini sağlamıştı. Analistler, bu entegrasyonun, sene başında ABD’nin Nicolás Maduro'yu tek bir kayıp vermeden ele geçirdiği operasyonda da kendini gösterdiği kanaatinde.
Söz konusu komuta yapısının, Amerika'da en yetenekli isimleri yetki sahibi pozisyonlara taşıdığını belirten Emanuel, bu sayede göreve gelen liyakatli isimlerin Trump yönetimi tarafından görevden alındığına dikkat çekti. “Maalesef Trump yönetimi bu yetenekleri bir kenara itiyor” diyen Emanuel, Trump’ın kendisi gibi orduyu daha az “woke (duyarcı)” ve daha “savaşçı” yapma görüşüne sahip subayları terfi ettirdiğini bildirdi:
“Liyakate dayalı normları geri getirmeli ve ana-babalarının evindeki bodrumlarda video oyunları oynayan gençleri, Amerika'yı düşmanlarına karşı korumaya teşvik edecek yolları geliştirmeliyiz.”
TEDARİK SÜRECİ TEPKİ TOPLUYOR
Fakat Amerikan ordusunun sorunları sadece personel ile ilgili değil; tedarik süreci ile ilgili problemler de hiç küçümsenmeyecek durumda. Emanuel, Amerikan ordusunun tedarik sürecinin, “başarısızlığı bir iş modeli haline” getirdiğini savunuyor. “Pentagon tedarikçileri, çok az kurumun tahammül edebileceği zaman dilimlerinde çalışıyor; neredeyse hiçbir ana sistem zamanında veya bütçesine uygun olarak teslim edilmedi” diyen Emanuel, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Büyükelçi olarak, Raytheon ve Lockheed Martin'in 2023'te sermaye harcamalarına sadece 4 milyar dolar ayırırken, hisse geri alımlarına yaklaşık 19 milyar dolar yatırması beni dehşete düşürmüştü.”
"Beş Büyük" askeri yüklenicinin, silahları zamanında ve bütçesine uygun teslim etmeye başlayana kadar hisse geri alımı yapmalarının yasaklanmasını önerdiğini dile getiren eski büyükelçi, konuyla ilgili değerlendirmesini şöyle sürdürdü:
“Ayrıca, gelişmekte olan teknolojilere ve yeni asimetrik silah sistemlerine ayrılan federal fonların yüzde 30 ila 40'ının bu Beş Büyük dışında kalan, diğer istekli şirketlere ayrılmasını önerdim. Çünkü yeni şirketleri ve yeni teknolojileri hızla ayağa kaldırmanın yolu ancak budur.”
Konuyla ilgili kişiler, Pentagon’un İran'ın düşük maliyetli Şahid dronunun bir benzerini tersine mühendislikle üretmek için alışılagelmiş prosedürlerin dışına çıkmak zorunda kaldığını düşünüyor. Ancak ABD’de mevcut sistemin çok yavaş olmasından dolayı başka ekiplerin haftalar içinde yaptığı iş, Beş Büyükler'in (ana askeri yüklenicilerin) yıllarını alabiliyor.
ABD ordusunun pahalı silahları ve füzeleri, İran’ın daha ucuza mal ettiği dronlar tarafından etkisizleştiriliyor. Emanuel de yazısında, “En iyi ve en ucuz dronlara bizim sahip olmamız gerekirken, biz onlara yetişmeye çalışıyoruz” ifadesine yer verdi ve sözlerine şöyle devam etti:
“İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kontrol etmesi ve Ukrayna'nın dört yıldır Rusya’ya karşı savunması gösteriyor ki savaş geminizin boyutu her şey demek değil. Dünyanın önde gelen askeri gücü olarak kalmak ve aynı anda birkaç cephede caydırıcılık sağlamak için Pentagon'un, entegre komuta yapılarına, farklı stratejik planlara, çağdaşlaştırılmış tedarik süreçlerine ve gelecekteki savaş alanları için eğitim programlarına ihtiyacı olacak.”
ABD’nin iki farklı savaş türünü aynı anda yürütebilmek için daha fazla paranın yanı sıra liderlik ve vizyona da ihtiyaç duyduğunu aktaran Emanuel, “Bu zorluk, Reagan yönetiminden bu yana geçirdiğimiz hiçbir reforma benzemeyen reformlar gerektirecek. Trump'ın bizi içine soktuğu beladan bir çıkış yolu bulmanın ötesinde, Amerika'nın bugün ikinci bir Goldwater-Nichols anına ihtiyacı var” dedi.


