El-Sayed’in yolu ağustostaki Demokrat ön seçimden geçti. Rakibi, dört dönemlik “ılıml”ı” diye gösterilen kongre üyesi Haley Stevens’tı. El-Sayed yaklaşık 15.000 oy farkla, yani kabaca yüzde bir puanla kazandı. Stevens’ın arkasında Vali Gretchen Whitmer’ın 24 Temmuz’daki desteği de vardı. El-Sayed 2018'de Whitmer’a valilik ön seçiminde 21 puan farkla yenilmişti.
Bridge Michigan’ın analizine göre El-Sayed, üniversite kasabalarında ve ilerici bölgelerde aldığı büyük farklarla kazandı. Kent ve Washtenaw ilçelerinde oyların yüzde 60'ından fazlasını aldı.
Vaatleri
El-Sayed kampanyasını herkes için devlet sağlık sigortasına (“Medicare for All”), kampanya finansmanı reformuna ve İsrail’e askeri yardımın durdurulmasına dayandırdı. Kendini şirketlerin siyasetteki etkisini azaltacak bir aday olarak sundu.
Kampanyanın en çok konuşulan boyutu El-Sayed’in dini oldu. Trump ona “Mohammed” dedi ve “cihatçı” olarak niteledi. Trump ayrıca El-Sayed’in Amerika’ya Şeriat getirmek istediğini söyleyip durdu. Sayed’in karşısında hizalanan Rogers ise Müslüman Kardeşler, Hamas, Hizbullah ve İran bağlantısı iddialarını dile getirdi.
El-Sayed saldırılara karşı hem mesafeli durdu hem de inancını öne çıkardı. Saldırılara “sapmalar ve aldatmaca” diyerek üzerinde durmadı ve işine baktı.
Tabanda çatlak, sahada isimler
Seçim kampanyası, Demokrat tabandaki gerginliği de gösterdi. Stevens, ön seçimden sonra Demokrat adaya destek vereceğini söylemişti. Genel seçimin son günlerinde ise Rogers’ı destekleyeceğini açıkladı. Yarışın son haftalarında Barack Obama da El-Sayed için kampanyaya katıldı. Seçime girerken Senato’da Cumhuriyetçilerin 53, Demokratların 47 sandalyesi vardı. Michigan bu nedenle Demokratlar için çoğunluğu geri almada kritik bir yarış olarak görülüyordu. Ve nihayetinde El-Sayed kazandı.


