Başkan Erdoğan: Tıbbi cihazları artık kendimiz üretiyoruz, ihracatımızı artırıyoruz

0
Başkan Erdoğan: Tıbbi cihazları artık kendimiz üretiyoruz, ihracatımızı artırıyoruz
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin sağlık alanında yerli üretim kapasitesini geliştirdiğini belirterek tıbbi cihaz ve ekipmanların artık ülke içinde üretildiğini söyledi. Yerli solunum cihazlarının 45, otomatik şok cihazlarının ise 16 ülkeye ihraç edildiğini açıklayan Erdoğan, iki yıl içinde en az yüzde 71 yerlilik oranıyla yılda 700 ultrason cihazı üretmeyi hedeflediklerini bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sağlık Bakanlığı ile Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) işbirliğinde Rixos Tersane İstanbul'da düzenlenen 12. Türk Tıp Dünyası Kurultayı ve TÜSEB Aziz Sancar Bilim, Hizmet ve Teşvik Ödülleri Töreni'ne katıldı.

Konuşmasına yurt içinden ve dünyanın farklı ülkelerinden programa katılan davetlileri selamlayarak başlayan Erdoğan, sağlık çalışanlarının özverili çalışmalarına teşekkür etti. Hekimlerden hemşirelere, teknisyenlerden hasta bakıcılara kadar sağlık ordusunun her bir mensubunun vatandaşların nitelikli sağlık hizmetlerine ulaşması için büyük gayret gösterdiğini vurguladı.

Sağlık bilimlerine katkı sunan ve hastaların hayatına dokunan bilim insanlarını anan Erdoğan, tıp dünyasının farklı paydaşlarının aynı platformda buluşmasının önemine işaret etti. Üç gün boyunca gerçekleştirilen bilimsel oturumların sağlık camiası, Türk dünyası ve insanlık için faydalı sonuçlar doğurmasını temenni etti.

Sağlıkta yerli üretim hedefleri

“Sağlıklı Türkiye Yüzyılı” vizyonu kapsamında planlayan ve üreten sağlık yaklaşımını merkeze aldıklarını belirten Erdoğan, ilaç, aşı ve tıbbi cihaz sektörlerinin akademi ve iş dünyasıyla bir araya gelmesinin yeni yatırımlara zemin hazırlayacağını ifade etti.

Türkiye'nin sağlık teknolojilerinde yerli üretime yöneldiğini kaydeden Erdoğan, yerli solunum cihazlarının 45 ülkeye, otomatik şok cihazlarının ise 16 ülkeye ulaştığını açıkladı. İki yıl içinde en az yüzde 71 yerlilik oranıyla yıllık 700 ultrason cihazı üretiminin hedeflendiğini belirtti.

Tıp, insanlığın acılarını dindirme sanatıdır

Konuşmasında Nobel ödüllü bilim insanı Prof. Dr. Aziz Sancar'a da değinen Erdoğan, Sancar'ın hocası olarak nitelendirdiği merhum Prof. Dr. Muzaffer Aksoy'un tıp ve hekimlik üzerine sözlerini katılımcılarla paylaştı.

Aksoy'un tıbbı, insanın maddi ve manevi acılarını dindirmeyi amaçlayan bir bilim dalı olarak tanımladığını aktaran Erdoğan, hekimlerin bu uğurda büyük fedakârlıklar gösterdiğini hatırlattı.

Tıp ve hekimliğin toplum açısından taşıdığı öneme dikkati çeken Erdoğan, “Bir insanı öldürmenin tüm insanlığı öldürmek, bir insanı yaşatmanın da tüm insanlığı yaşatmak olarak görülmesi, şifa medeniyetimizin inanç ve iman temelleridir.” ifadelerini kullandı.

Tarihî darüşşifaları örnek gösterdi

Anadolu'daki sağlık geleneğinin yüzyıllar öncesine uzandığını belirten Erdoğan, Selçuklu döneminden Kayseri'deki Gevher Nesibe Hatun Darüşşifası, Sivas'taki İzzettin Keykavus Darüşşifası ve Tokat'taki Gök Medrese'yi örnek gösterdi.

Osmanlı döneminde vakıflar aracılığıyla kurulan Edirne, Bursa, Fatih, Haseki Sultan ve Atik Valide darüşşifalarının da sağlık anlayışının önemli örnekleri olduğunu söyleyen Erdoğan, bu kurumlarda sağlık hizmetlerinin ücretsiz sunulduğunu, hasta yakınlarının misafirhanelerde ücretsiz konakladığını ve tıp öğrencilerinin teorik ve uygulamalı eğitim aldığını aktardı.

İbn-i Sina'nın bilimsel birikiminin Şerafeddin Sabuncuoğlu, Altuncuzade Şeyh Salih ve Hekimbaşı Ahi Mehmet Çelebi gibi isimlerle gelişerek Türk-İslam coğrafyasına yayıldığını ifade eden Erdoğan, geçmişte ruhsal rahatsızlıkların tedavisinde musiki, su sesi ve aromaterapi gibi yöntemlerin kullanıldığını da dile getirdi.

Cumhuriyet döneminde üniversitelerin ve akademisyenlerin katkısıyla tıp alanındaki birikimin ilerletildiğini belirten Erdoğan, hekimlikte bilimsel bilgi ve becerinin yanı sıra etik değerlerin de önem taşıdığını vurguladı.

Erdoğan, “Hekimin halden anlaması, vicdan ve sorumluluk sahibi olması, hastaya ve hayata mütekemmil bir nazarla bakması beklenmiştir.” sözleriyle hekimlik mesleğinin insani ve ahlaki yönüne dikkat çekti.

 

  • Next Social

Yorum Yazın