Rüşvet, yolsuzluk ve irtikap suçlarından cezaevinde bulunan İmamoğlu için açıldığı belirtilen "Dayanışma Evi", kısa sürede siyasi bir şov merkezine dönüşmüştü. 12 metrekarelik hücrede sergilenen masa ve tüplü televizyon gibi objelerle halkın duygularının istismar edilmeye çalışıldığı öne sürülüyordu.
Silivri’deki yapının herhangi bir imar izni veya resmi ruhsatı bulunmadığı, bu nedenle ekiplerce müdahale edilerek yıkıldığı açıklandı. Sosyal medyada yıkımın "baskı" olarak gösterilmesine rağmen yapının ruhsatsız olmasının vurgulanmaması dikkat çekti.
Yıkım sonrası alanda biriken enkaz, CHP’nin yürüttüğü algı siyasetinin bir simgesi niteliğinde. Kaçak yapının yerine şimdi herhangi bir şeyin kalmadığı, ziyaret edenlerin beklediği “temsili türbe”nin yerinde yellerin estiği bildirildi.


