İngiltere’de krizin merkezindeki isim, dönemin Washington Büyükelçisi Peter Mandelson oldu. Epstein’le yakın “dostluk” içeren yazışmalarının ve “en iyi dostum” hitabının ortaya çıkmasının ardından Mandelson görevinden alındı.
Keir Starmer için istifa sesleri
Mandelson’u büyükelçi olarak atayan Başbakan Keir Starmer ise krizin ikinci adresi haline geldi. Başta atama sırasında bu ilişkilere dair bilgisinin olmadığını savunan Starmer, daha sonra Mandelson’un Epstein’le 2008 sonrası da görüşmeyi sürdürdüğünü bildiğini kabul etti ancak ilişkinin derinliğinden haberdar olmadığını ileri sürdü.
Epstein belgeleri İngiltere’de yalnızca siyaseti değil, Kraliyet kurumunu da derinden sarstı. Daha önce Epstein’le ilişkisi nedeniyle “York Dükü” unvanı elinden alınan Kral Charles’ın kardeşi Andrew, son belgelerin ardından Kraliyet Ailesi’ne ait tüm unvan ve ayrıcalıklarını kaybetti. Andrew’in Epstein ile birlikte bir dansçıdan üçlü ilişki talebinde bulunduğu aktarılıyor.
Prens Andrew’un eski eşi, eski York Düşesi Sarah Ferguson da belgelerden etkilenen isimler arasında yer aldı. Ferguson’un Epstein’le 2008 sonrası görüşmeyi sürdürdüğünün ve çocukları Prenses Eugenie ile Prenses Beatrice’i Epstein’in evine götürdüğünün ortaya çıkması, vakıf ve derneklerdeki tüm görevlerini kaybetmesine yol açtı.
Norveç’te bir diğer dikkat çekici isim, eski Başbakan ve eski Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Thorbjorn Jagland oldu. Epstein’e gönderdiği e-postalarda “olağanüstü güzel kızlarla” seyahat ettiğinden bahsettiği ve Epstein’in adasını ziyaret etmek istediğini yazdığı ortaya çıkan Jagland hakkında resmî soruşturma başlatıldı.
Belgelerde ayrıca eski Fransa Kültür Bakanı Jack Lang, eski Fransa Maliye Bakanı ve cumhurbaşkanı adayı Bruno Le Maire, Danimarka Kralı Frederik ve İsveç Prensesi Sofia gibi Avrupalı isimlerin de adı geçiyor. Fransa Kültür Bakanı Jack Lang, Arap Dünyası Enstitüsü başkanlığından istifa etti.


