Adana Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, şafak vakti Furkan Vakfı'na yönelik operasyon düzenledi. Vakfın Kurucu Başkanı Alparslan Kuytul'un evinin önüne çok sayıda polis ekibi sevk edilirken, evde arama yapılıp Alparslan Kuytul ve eşi Semra Kuytul gözaltına alındı. Öte yandan aynı operasyonda çok sayıda vakıf üyesi de gözaltına alındı.
Kuytul çifti ve vakıf üyeleri geniş güvenlik önlemleri altında sağlık raporu için Adana Adli Tıp Kurumu'na getirildi. Sağlık raporunun ardından gözaltına alınan kişiler emniyete götürüldü.
Adalet Bakanlığı'ndan soruşturmaya dair şu bilgiler verildi:
"Adana Cumhuriyet Başsavcılığımızca; Alparslan KUYTUL’un liderliğini yaptığı ve kamuoyunda “Kuytulcular” olarak bilinen yapılanmanın suç örgütü faaliyetleri ile bu faaliyetlerden elde edilen gelirlerin aklanmasına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında;
CİMER başvuruları, ihbarlar, müşteki ve tanık beyanları, geçmiş tarihli soruşturma ve kovuşturma dosyaları, mali analizler, banka hesap hareketleri, ticaret sicili kayıtları, dijital materyaller ve diğer deliller birlikte değerlendirilerek; “Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma ve Yönetme, Kurulan Örgüte Üye Olma, Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama, Nitelikli Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik ve Vergi Usul Kanunu’na Muhalefet” suçlarından 32 şüpheli hakkında işlem başlatılmıştır.
Bu kapsamda 19.08.2026 tarihinde, başta Adana olmak üzere Niğde, Elazığ, Osmaniye ve Gaziantep illerinde bulunan 49 adrese yönelik eş zamanlı operasyon gerçekleştirilmiş; şüphelilerin yakalanması ile adreslerde arama ve el koyma işlemlerine başlanmıştır. Yapılanmanın mali faaliyetlerinde kullanıldığı değerlendirilen şirketler hakkında yönetim kayyımı atanması talep edilmiştir.
Söz konusu yapılanmaya yönelik 2018 yılında benzer nitelikte adli işlemler gerçekleştirilmiş olmasına rağmen, bu tarihten sonra yapılanmanın yeniden organize olduğu, lider merkezli hiyerarşik yapısını koruduğu ve faaliyetlerini farklı kişi, kurum ve ticari işletmeler üzerinden sürdürdüğü yönünde bulgulara ulaşılmıştır. Bu nedenle mevcut soruşturma, yapılanmanın geçmişten günümüze uzanan faaliyetlerinin sürekliliği ve bütünlüğü gözetilerek yürütülmektedir.
Cumhuriyet Başsavcılığımıza ulaşan CİMER başvuruları, ihbarlar ve mağdur anlatımlarında özetle; yapılanma içerisinde mutlak bir liderlik anlayışının hâkim olduğu, örgüt mensuplarının sosyal, ekonomik ve ailevi hayatlarına müdahale edildiği, liderin talimatlarının dini bir yükümlülük gibi sunulduğu, mensuplardan düzenli şekilde para toplandığı, itiraz eden veya hesap soran kişilerin ise topluluk içerisinde itibarsızlaştırıldığı beyan edilmiştir.
Başvurularda ayrıca; “infak”, “kurban bağışı”, “Ramazan kolisi”, “zekât”, “fitre”, “öğrenci yardımı” ve benzeri adlarla nakit veya banka yoluyla para toplandığı, toplanan paraların miktarı ve kullanım yerleri konusunda bağışçılara şeffaf bilgi verilmediği, gelirlerin bir bölümünün kayıtlara yansıtılmadığı, örgütsel faaliyetlerin finansmanına aktarıldığı ve yapılanmayla bağlantılı kişiler ile ticari işletmeler üzerinden dolaşıma sokulduğu ileri sürülmüştür.
Bazı ihbar ve beyanlarda; örgüt mensuplarının kendi adlarına şirket kurmaya, banka hesabı kullandırmaya, ticari belge düzenlemeye veya malvarlığı değerlerini yapılanmanın belirlediği kişilere devretmeye yönlendirildiği; şirket, taşınmaz ve araçların görünürde farklı kişiler adına kaydedilmesine rağmen fiilî tasarrufun yapılanma içerisindeki yöneticiler tarafından sürdürüldüğü ifade edilmiştir. Bu beyanlar üzerine yapılan mali incelemelerde, ticari faaliyetlerle uyumlu olmadığı değerlendirilen para hareketleri, kişiler ve şirketler arasındaki açıklanamayan transferler ile gerçeği yansıtmadığı değerlendirilen belge ve kayıtlar tespit edilmiştir.
Geçmiş dönem faaliyetleri kapsamında; bir örgüt mensubunun 2022 yılında hürriyetinden yoksun bırakıldığı, taşınır ve taşınmaz malvarlığı değerlerini örgütün belirlediği kişilere devretmeye zorlandığı ve söz konusu devirleri kendi isteğiyle gerçekleştirdiği izlenimi oluşturmak amacıyla kendisine zorla video kaydı çektirildiği iddialarına ilişkin olarak Alparslan KUYTUL ve yapılanmayla bağlantılı kişiler hakkında düzenlenen iddianame üzerine açılan kamu davasının yargılaması devam etmektedir.
Anılan olayın yanı sıra yapılanmadan ayrılan, faaliyetlerini eleştiren veya liderin talimatlarına aykırı hareket ettiği değerlendirilen kişilerin topluluk önünde aşağılayıcı sıfatlarla damgalandığı, özel hayatları ve aileleri üzerinden itibarsızlaştırıldığı, sosyal medya aracılığıyla hedef gösterildiği, toplu slogan ve paylaşımlarla baskı altına alındığı yönündeki iddialar da soruşturma kapsamında incelenmektedir.
Soruşturma kapsamında gerçekleştirilen açık kaynak araştırmalarında; örgüt liderinin yönlendirmeleri doğrultusunda yapılanmanın örgütsel faaliyetlerini öven ve destekleyen, örgütsel bağlılığı güçlendirmeye yönelik propaganda yapan, kamu görevlileri ile toplumun belirli kesimlerini hedef gösteren, ayrıca yapılanmadan ayrılan, yapılanmayı eleştiren veya adli mercilere beyanda bulunan kişiler üzerinde baskı oluşturmaya yönelik paylaşımlarda bulunduğu tespit edilen 349 farklı sosyal medya hesabı hakkında erişimin engellenmesine karar verilmiştir.
Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülen soruşturmanın herhangi bir dini grubu, inancı, düşünceyi, eleştiri hakkını veya hukuka uygun faaliyeti hedef alması söz konusu değildir. Soruşturmanın konusu; dini grup ve gönüllülük faaliyeti görüntüsü altında gerçekleştirildiği iddia edilen somut suç eylemleri, kişilerin dini ve insani duygularının istismar edilmesi suretiyle toplandığı değerlendirilen paralar, bu eylemler nedeniyle oluşan mağduriyetler, kişiler üzerinde kurulduğu ileri sürülen örgütsel baskı ve elde edilen gelirlerin ticari yapılar aracılığıyla aklanmasıdır.
Anayasal güvence altındaki inanç, düşünce, ifade, toplantı ve örgütlenme özgürlükleri ile suç teşkil ettiği değerlendirilen eylemler arasında hassasiyetle ayrım gözetilmektedir. Hiçbir kişi inancı veya düşüncesi nedeniyle soruşturmanın muhatabı hâline getirilmemiş; adli işlemler somut eylem, delil ve kişi bazında gerçekleştirilmiştir.
Yapılanmanın faaliyetleri nedeniyle mağdur olduğunu, bağış adı altında yanıltıldığını, malvarlığını devretmeye zorlandığını, banka hesabı veya şirketi kullandırıldığını, baskı ya da tehdide maruz kaldığını değerlendiren veya soruşturma konusu eylemler hakkında bilgi ve belge sahibi olan vatandaşlarımız herhangi bir çekince duymaksızın Cumhuriyet Başsavcılığımıza ya da kolluk birimlerine başvurabilir.
Başvuruda bulunan, beyanda bulunan veya delil sunan kişilerin hedef gösterilmesine, tehdit edilmesine ya da baskı altına alınmasına yönelik eylemler ayrıca ve titizlikle soruşturulacaktır.
Soruşturma; masumiyet karinesi, lekelenmeme hakkı ve soruşturmanın gizliliği ilkeleri gözetilerek, maddi gerçeğin bütün yönleriyle ortaya çıkarılması amacıyla titizlikle sürdürülmektedir."


