ABD Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC) tarafından duyurulan düzenlemeye göre, 20 Mart’a kadar gemilere yüklenmiş olan petrol, 19 Nisan’a kadar boşaltılması şartıyla satın alınabilecek.
Muafiyet, yaptırım listesinde bulunan tankerler de dahil olmak üzere tüm gemilerdeki petrolü kapsıyor.
170 MİLYON VARİL DENİZDE BEKLİYOR
Enerji veri şirketi Kepler’a göre, İran’a ait yaklaşık 170 milyon varil ham petrol halihazırda denizde bulunuyor.
Kepler'de ham petrol piyasası verileri kıdemli yöneticisi Emmanuel Belostrino, bu petrolün Orta Doğu’dan Çin açıklarına kadar geniş bir coğrafyada dağılmış tankerlerde beklediğini belirtti.
Singapur merkezli bir petrol tüccarı ise, muafiyet kararına rağmen teslimatların hemen gerçekleşmeyeceği uyarısında bulundu.
Kaynağa göre şirketlerin; uyum süreçleri, idari prosedürler ve bankacılık işlemleri gibi aşamaları tamamlaması gerektiği için petrol teslimatlarının gerçekleşmesi zaman alacak.
ABD'DEN TARİHİ GERİ ADIM
ABD, İran ile devam eden savaşın enerji piyasalarına etkisini kontrol altına almak için bazı İran petrolüne yönelik yaptırımları kaldırdı. Karar özellikle artan petrol ve gaz fiyatlarını dengelemeye yönelik bir 'geri adım' olarak değerlendiriliyor. Ancak uzmanlar, bu adımın petrol fiyatları üzerindeki etkisinin sınırlı kalabileceğini belirtiyor.
Savaş öncesinde İran petrolünün en büyük alıcısı Çin’di. Çin, yaptırımlar nedeniyle bu petrolü ciddi indirimlerle satın alıyordu.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Fox Business’a verdiği röportajda, muafiyetin Hindistan, Japonya ve Malezya gibi enerji ihtiyacı olan ülkelere daha fazla arz yönlendirilmesini sağlayabileceğini, aynı zamanda Çin’i 'piyasa fiyatı ödemeye zorlayabileceğini' ifade etti.
Denizcilik yaptırımları konusunda uzman danışmanlık şirketi Blackstone Compliance Services’ın yöneticisi David Tannenbaum, BBC'ye demecinde kararı şu sözlerle eleştirdi:
“Kısaca söylemek gerekirse bu tam anlamıyla çılgınlık. Esasen İran’ın petrol satmasına izin veriyoruz ve bu gelir savaş çabalarını finanse etmek için kullanılabilir.”
ABD Başkanı Donald Trump ise konuya ilişkin net bir pozisyon ortaya koymadı. Trump, “Fiyatı korumak için ne gerekiyorsa yapacağız” demekle yetindi.


